neredeyim ben kimim ki kim bilir
de ki ''dağlardan kopan taşlar bilir''
ayağımı bilediğim yolları
yürek bilir derman bilir ter bilir
dünya ile içli dışlı olmuşum
her dudakta yapay bir gül bulmuşum
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Anlaşılan 'bilen biliyor...'
Yeter ki 'gönül gözüyle bakmasını', her baktığında da bir 'hikmet' bulmasını becerebilsin...
Çok hoştu... Müzikalitesiyle, ahengiyle...
Kutlarım Nurten Hanım...
kendini bilen şiir..bilen şair.
ve aslolan da kendini bilmek değil mi ki.
bilen biliyor oysa nerede olduğumuzu görmezden gelsede yok saysada meramını anltabilen güzel bir şiir kaleminiz daim olsun
kim bilir bakarsın sevdalandığın yürek bilir. kutluyorum güçlü güzel yürekten yine çok güzel bir şiir okudum. şiir tadında kalın tam puan ile selamlıyorum sizi ve şiirinizi..
Güzel duygular tebrik ederim..
Duyguları bırakın gök yüzüne,onlar kendilerine bulut bulur,şiir olur...Siz şiiri bırakın sonra,gider kendine kafiye olur...Çok şıktı sayın şair...Kutluyor,saygılar sunuyorum...
sizden, çok farklı ve bir o kadar da anlamlı bir duygu seliydi mısralarınız.
kutluyorum sevgili Nurten Hanım.
saygımla.
Bir insanın yüreğini en iyi bir kendi bilir, birde onu onun kadar iyi tanıyan dostu, sevdiği bilir... Şiir dosta kırgın bir yüreğin seslenişinde ve o kırılganlık ile kaleme düşmüş ki geriye yalnızca o yüreğin içindeki bilen bilenle kalmış bir başına...
Oysa yürek sevdasını, özlemini nede güzel dile gelmiş
Ey çiçeğim sen elde ben yeldeyim
Kuvvetime yelken açtım seldeyim
Taç olduğun sevdaların yolunu
Aşk bilir rüzgar bilir su bilir
Aşk olup bilmek lazım, rüzgar olup esmek lazım, su olup akmak lazım ki yüreğin özüne ulaşıla bilsin... Kısacası sevmek için adam gibi adam olmak lazım... Çok güzeldi sevgili dost Kutluyorum güzel şiiri ve yüreğinizi... Selam ve saygımla...
Dünya ile içli dışlı olmuşum
Her dudakta yapay bir gül bulmuşum
Ham geceye olgun güneş doğmuşum
Kamer bilir uyku bilir nur bilir
Sonbaharın ilkbahara nazını
Dertlerime gülen dostun kozunu
Bir çocuğun yüreğiyle tuttuğu
Silgi bilir sayfa bilir el bilir
Sayın Kara,
Sade bir anlatım, vurgular yerli yerinde vurgulanmış, yürekten gelen sesleniş dizelerdi........Emeğinize, yüreğinize sağlık......Başarınız daim, kaleminiz tükenmez olsun....
Selam saygı şiire ve şairedir....
Emek verilmiş bir şiir. Emeği, yüreği kutlarım içtenlikle ve sevgimle...
Bu şiir ile ilgili 11 tane yorum bulunmakta