narmanlı aşık sümmani'nin "ervah-ı ezelde levh-i kalemde" adlı koşmasını okuyunca, toprağı bol ve allah'ın rahmeti üzerinde olsun, kendisine bir cevap vermek zorunda hissettim. bu cevabı da, van'da aşıkların piri olarak bilinen ve şahsıma aşıklık beraatini veren aşık çağlari'nin bana verdiği isim ile; yani "aşık ahi" olarak verdim. nefsimizden söylediysek af, pirimizden söylediysek kabul ola!
aşık sümmani'ye cevabımdır:
kilid-i devranda derd-i cananda
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta