Ne zaman bir şiir akmaya başlasa yüreğimden kağıda
Senli olmak zorunda mı dizeler...
Yüreğimin yanılgısını kabul ediyorum hani;
Delice sevdi...
Ya aklım?
Aklım nasıl buna ortak olur her seferinde
koşulsuz sev
kendini sever gibi
yağmuru sev
çiçeği sev
dünyayı sev
kendini sever gibi
Ne volkan gibi patlayıp yaktın yüreğimi
Ne de ruhumu azap yorganlarına sardın...
Unuttum...
Kuruttum gözyaşlarımı...
Ne sevda şarkıları oldun kul/ağıma...
Ne de sayfalar dolusu şiir...
Bahar ışıldıyor sahilde...
Balıkçılar atmış oltalarını ince bir ıslık eşliğinde
Ya martılar diyeceksin?
Martılar kayıp mektubu hala bulamadılar
Martılar mektubu ben seni arıyorum bitimsiz mavide
Alaca karanlık çökmeden bulsalar bari...
Git geldiğin gibi derken dilim,
Binkere gitme dedi yüreğim…
Gitme kal lütfen….
Ama sen hep kahrolası dilimi duydun
Duyabilseydin yüreğimi,
Duyabilecek kadar sevseydin beni,
Dö zalımi ez be kesım
Dö tınneyi be nefesım
Çıma naye mırınamın
We dünyayı be hevesım
Çuyinade mıra mırın
Bir salkım söğütle büyüdüm...
O benim çocukluğuma,gençliğime
Hüzünlerime,aşkıma,hayal kırıklıklarıma,
Ben onun dallarının büyüyüp,gövdesinin kalınlaştığına
Şahitlik ettik...
Aynı rüzgar onun yapraklarını benim saçlarımı okşadı
SON PERDE
kurşundan ağır sessizliğin sağırlığı
saplanıyor kabuk tutan yaralarıma
Ne zor şeydir gül gibi görünürken,yanıp kül olmak...
Etrafına ışık saçarken,küllerini savurmak...K.KILIÇ
Zavallı algıların bencil duyumlarıdır
Bakarken görmeyen,şeytana satılmış bir ruh
Bir şiir mısraları uğruna yatmış bir bedende...
Tanımlanamamış bir nedenle...
Neden?
Niçin? sorguları yasaklanmış benliklere,
Acı, acı, yine acı, hep acı.... Canım acıyor.