BİR TEBESSÜMÜ BİRBİRİMİZE ÇOK GÖRMEYELİM
Konut Edindirme Yardımının, kısa adıdır KEY
On yıldan beri kestiler, hala ödeyemediler HEY
Birçok insan mağdur oldu, ne acayip bir ŞEY
Yetkililer ekranlarda nutuk atıyor, nasıl olsa BEY
Benden bile on yıl para kestiler, paramı eksik verdiler
Kesilen paraları acaba ne yaptılar? Muradına erdiler
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




günün anlam ve önemini belirten güzel bir şiir :))
MELİHA AĞCA
sayın hocamm çok önemli bir konuya değinmşsiz birileri bizim hakkı savunuyorya
dile getiriyorya bu bile bir mesafedir saygılarımla....
İSMİHAN KARACA
Konut Edindirme Yardımının, kısa adıdır KEY
On yıldan beri kestiler, hala ödeyemediler HEY
Birçok insan mağdur oldu, ne acayip bir ŞEY
Yetkililer ekranlarda nutuk atıyor, nasıl olsa BEY
Benden bile on yıl para kestiler, paramı eksik verdiler
Kesilen paraları acaba ne yaptılar? Muradına erdiler
Ne veriyorsak onu al, daha bizden ne istiyorsun dediler
Milyonlarca insanın alın terini, hiç utanmadan yediler
Yıllardan beri hesaplanıyor, insanların isimleri çıkmıyor
Listeler hep yenileniyor, alacaklılar hiç içeri alınmıyor
Şimdide üçüncü listeyi hep bekleyin, ey ahali deniliyor
Bankaların önündeki kuyruklardan, bir türlü girilmiyor
Key, dünyada seni tanımayan, hiçbir insan kalmadı
Fikret Gürsoy mağduru da, bir türlü seni alamadı
Key alacaklılarına, hazine paraları nedense? Salamadı
Bu işlerden anlayan yetkililer, Key mevzuatına dalamadı
25.03.2010
Fikret Gürsoy
Merhaba Fikret bey emekçilerin kanayan sorunlarından biri oran ve arap saçına dönüşen şu Maşaetlerden inmeyen KEY ile alakalı şiiriniz biz emekçiler için anlamtaşyan ve yetkili devlet kurumlarına uyarı niteliğinde bir mesaj...Mağdurun anlamadığı devletin yürütemediği bu KEY belası herkesi perişan etti ,neyise ben almıştım ama arkadaşlarımın mağuriyeti benim mağduriyetim....Tüm Emekçilere ve Çalışmakta olan işçiler selâmlar....Emekçi hakkı yiyenler zıkım yesinler demeketen başka birde emekçileri her konuda dayanışması olsa ve beraberliği daha iyi olur.....
Saygılarımla
Mehmet Çobanoğlu
kısa aralıklarla benimde var fakat almıyorum.selam üstad
AYHAN BAYRAM
tşkler.
LALE HAN
KEY: bu ismi asla unutmayacak bu millet
yada unutacak öteki unutulanlar gibi:
Güzeldi:
GÜNDÜZ ÇEPNİ
En azindan odemeyi taahhut edip oduyorlor...ogretmenlerin arsasini verdimse ben verdim size ne diyenleri de gorduk biz....tebrikler
Haklısınız üstadım aynı dertten bizde muzdaribiz.Yüreğinize sağlık.Kaleminiz Daim olsun...Saygılarımla + 10 Puan
DUYARLI YÜREĞİNİ KUTLARIM ÜSTADIM SELAM
Bu şiir ile ilgili 19 tane yorum bulunmakta