Omuzlarımın üstüne düşen yağmur değil saçların olsaydı.
Ve yanımdan hızlıca yürüyenlerin attığı bakışlar,
Tanımadık insanların değil de senin bakışların olsaydı
* * * *
Metrobüsün korkuluklarını tutan parmaklarıma değen eller,
Senin ellerin olsaydı.
Boyası kalkmış kaldırımların yanında yatan cesedimin üstüne çömelmiş ilk insan da,
Eve dönmez bir akşam;
Ve gün yüzlü çocuğu,
Sorar: Nerede babam?
Bakarlar, oldu, bitti;
Gelir, derler çocuğa,
Devamını Oku
Ve gün yüzlü çocuğu,
Sorar: Nerede babam?
Bakarlar, oldu, bitti;
Gelir, derler çocuğa,




karanlığı çok özledim biliyor musun ? hayatın anlamsız yorgunluğundan bir kaç vakit uzaklaşmak için gözlerimi kapadigimda varolan silüetinden çok yoruldum. karanlığını özledim esasında.
niyesini sorgulamakla geçen bilmem kaçıncı zifiri , elim hep solumda
keşke günün ilk ışıkları sana olan hasretimi de bıraksa ardında
şu boktan şehrin sokaklarında hiç bilmediğim kokuna denk gelmekten ödüm kopuyor aslında
sahi insan nasıl ellerini kavuşturamadigi bir beli düşler, başını yaslamadigi omzu nasıl dağ bilir . gönül ne bilsin ellerimi yüzünde gezdirirken denk geldiğim tumseklerin çukurların benliğini. .
suncacik aklım alır mı sanıyorsun her sokakta seni aranmayı.
nolurdu tutsaydin ellerimden bassaydin bağrına
yaslasaydim başımı omzuna yük olur muydum o yorgun ruhuna
opseydim dudaklarini dokunur muydu nefesim
sarsaydim kollarımla alsaydım koynuma, başını göğsüme yaslamak ürkütür müydü ki seni
inan konuşmazdım öylece dinlerdim seni
gidişine alışığım ya
doymaya bakardım belki de
ki ne mümkün
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta