İhtiyarlamıştı bütün sevdalar cebimde.
İçimde bir kaçma dürtüsü beynimi kemiriyordu.
Lanet gardiyanın gür sesi beni bütün gücüyle yatağa geri itiyordu.
Akşam güneşi nazlı bir çiçek gibi salınıyordu o ufacık pencerede.
Öyle güzel bir sesi vardı Nazım amcanın.
Kadehlerin biri boşalıyor diğeri doluyordu solgun yüreğimde.
Ağır bir sabun kokusu geliyordu heladan çıkanlardan.
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta