Yalın ayak gezdiğimiz sokaklarımız olsaydı keşke. Çığlıklarımız olsaydı, tepelerden aşağı yankılanan. İsyanlarımız ve direnişlerimiz olsaydı, çıkmaz sokakları yıkıp geçen. Vefalarımız olsaydı, gün yüzüne çıkmayan aşklarımıza. Sevmekten korkmadığımız anlarımız olsaydı. Bir tepemiz olsaydı yemyeşil, dur durak bilmeden koşsaydı yüreklerimiz. Çırılçıplak hislerimizi yüzümüze vursaydı rüzgâr. Utanmasaydık sevmekten ve hissetmekten. Keşke sen olsaydın. Yağan yağmur olsaydın bütün benliğimle hissettirseydin bana kendini. Toprak koksaydın yağmurun ardından, içime çekseydim seni. Sonra güneş olsaydın ısıtsaydın beni. Sen ve ben, biz olabilseydik. Beraber açsaydık gözlerimizi doğan güneşe. Biz olabilseydik senle. Hep bizli olsaydı kurduğumuz cümleler. Hep birbirimizde bitseydi kara geceler. Sen hep umut olsaydın. Umudum olsaydın keşke. Keşke benle olsaydın hep. Yanımda olduğun anlar uzakta olmasaydın hiç. Seni sevmeme izin verseydin de en son anlarda sevseydim seni. Delilikler yapsaydım senin için. Utanmasaydım sevmekten, özlemekten Seni seviyorum derken kızarmasaydı yanaklarım. Uçsuz bucaksız sevseydim seni ve bıkmasaydım seni sevmekten keşke izin verseydin de sevmelerimin en güzeli sen olsaydın keş keleri atsaydım boş bir çuvala kaçan aşklarımı yakalamaya çalışmasaydım hiç Ben hep seni sevmeyi istedim sen, seni sevmeme izin vermedin. Keşke hiç keşke deme şansım olmasa, keşke bu yazıyı hiç yazmasaydım da sayfalar dolusu seni seviyorum diye çığlıklar atsaydım kâğıtlara. Keşke sevgimizi mühürleseydim. Bizi okusaydı tüm gözler, tüm sözler bize imrenseydi. Her satır başı senle başlasa, seni sevmede bitseydi. Ben hep biz olmak istedim sevgili. Oysa sen hep sendin tektin bir kişilikti senin oyunun ve ben de artık. Benim arkamda sadece koca bir keşke ve hayallerdeki sevgim kaldı. Şimdi söyleyebileceğim tek cümle:hoşça kal biz merhaba sen ve ben.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Güzel bir yorum,
tebrikler Handan hanım.
Kutluyorum...
kutlarım güzel bir çalışma,bazı tekrarlar olmasa dahada güzel olacak inş.tam puanlık bir çalışma.
ilhamınız devamlı kaleminiz üretken olsun.
saygılar
Sonuçta her insan bağımsız bir kişilik kendi içinde. Sadece ortak paydalar vardır, eğer onu da paylaşabiliyorsak... Kutlarım.
ÇOK GÜZEL BİR YAZIYDI....KEYİFLE OKUDUM...(KEŞKELER, BİTMEK BİLMEZ)
KALEMİNİZ DAİM OLSUN SN KOCA;
PAYLAŞIMINIZ İÇİN AYRICA TEŞEKÜRLER
SAYGIMLA
Oysa sen hep sendin tektin bir kişilikti senin oyunun ve ben de artık. Benim arkamda sadece koca bir keşke ve hayallerdeki sevgim kaldı. Şimdi söyleyebileceğim tek cümle:hoşça kal biz merhaba sen ve ben.
Keşkeleri lügattan tamamen çıkartmak lazım.
Çok güzeldi. hayat hep keşkelerle dolu.
Tebrikler.
'İyi ki'lerinizin çok,keşkelerinizn az olmasını dilerim..Güzel bir iç
döküştü.
*Duyguluydu,hüzünlüydü.kutluyorum.
sevgiyle..
Tebrikler güzel paylaşımınıza
sevgi saygılar
İnsan oğlu yaşamı bıyunca hep keşke diyerek birşeyler umar yaşamdan ya da kaybettikleri için keşke olmasaydı der...
Çok güzeldi... Aslında bu güzlliğe yorum yapmamak gerekir... Kaleminize ve yüreğinize sağlık... Sevgiyle kalın...
Keşke dememek için önümüze gelen her fırsatı, iyi düşünüp değerlendirmek en güzeli. Unutmayalım ki
değerlendiremediğimiz her fırsat dönüp dolaşıp keşkelere dayanacak.
Yüreğinize sağlık Handan hanım, güzel ve anlamlı.
Bu şiir ile ilgili 48 tane yorum bulunmakta