(felsefî – bedii miniatür öykü)
Aramızdaki konuşma çoktan kesilmişti. Her ikimizde yatağımıza uzanarak uyumaya çalışıyorduk. Pencereden süzülen ışık içeriyi ışıklandırıyordu. Odada bulunan ölü sessizligini o bozdu yine:
- O ne?
- Neyi diyorsun? – anlamadığım soruyu açıklamasını istedim.
- Onu diyorum
Yine de hiç bir şey anlayamadığım için tekrarlamasını söyledim. Hem de çok yavaş bir sesle fısıldıyordu. Konuştukların annesinin duymasından korkuyordu. Zira bir hayli zaman önce annesi “Yat! ” emrini vermişti. Fakat o, uyumak istemiyordu. Ve sorularının ardı arkası kesilmiyordu:
Dün bir fotoğrafta gözlerini gördüm
İki uzak yıldız gibiydiler, dalgın
Bilsen neler anlattı bana, sessizce
Bir sevgiyle derinleşen bakışların.
Orda değildin sanki, bir başka yerde
Devamını Oku
İki uzak yıldız gibiydiler, dalgın
Bilsen neler anlattı bana, sessizce
Bir sevgiyle derinleşen bakışların.
Orda değildin sanki, bir başka yerde




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta