Bana yağmurla gel
Islansın yanan közüm
Arınsın içimdeki en kuytu hüzün
Gözyaşlarım karışsın şu akan sele
Bakan olursa anlamasın elemimi
Kısa seslerden hıçkırık gizlenir mi?
Bana yağmurla gel
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bana yağmurunla gel
Gel ki sönsün harlanmış közüm
Gel ki arınsın içimdeki en kuytu hüzün
Gözyaşların karışsın toprağa
Durulsun artık şu deli gönlün
Sevdan artık işlemez ki kalbime
Bakan da anlayamaz elemi
Bana yağmurla gel ne olur
Cemre düşsün ömrümüze
Hıçkırarak vermeyelim aldığım her nefesi...
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta