tozlu bir şemsiye durur
çatı katındaki odanın
kuytu bir köşesinde
kumaşındaki eski yağmurların
hüzünlü kokusuyla
Devamını Oku
çatı katındaki odanın
kuytu bir köşesinde
kumaşındaki eski yağmurların
hüzünlü kokusuyla
Varsın anlamasın ağyar hâlden ne çıkar? Biz yürüyelim yine de, gözlerimiz yangın, gözlerimiz fersiz ve sitemli… Gözlerimizde gizli uçurumlar, fersûdeliğimiz âşikâr… Olsun yârenlik; rahat/sızım… Olsun…
Gündelik sevdalara geçmedi kaydımız; gün, delik deliktir içimizde yıllar yılı… Dipnotumuz düşmüştür hayâta; çekilmez çok yanımız olsa da, yansız kalmadık zulüm terânelerine! .. Terennümlerimiz aşk olsun diye düştüysek yola ya da düşürüldüysek; şüphesiz bundandır, yüzümüz yere düştüğünde dü ...



