Elem, keder, gam, kasavet
Biter, bahar geldiğinde.
Sevgi, saygı, şefkat, hürmet
Başlar, bahar geldiğinde.
Hastalar derdine deva
Vur sazın teline ses gelsin âşık!
Şöyle senle ağır ağır atışsak.
En güzel sevgiler yürekte basık
İçimizden gelenleri konuşsak.
Duysunlar âşıklar atışmasını
Zangır zangır titrer, ürperir tenim
İzahı olmayan aşk içindeyim.
Küt küt atar kalbim, üşür bedenim
İzahı olmayan aşk içindeyim.
Kalbi katı çok sertleri tavladı
Şu fanı dünya ya geldik geleli
Çektik, çekiyoruz… Nereye kadar?
Herkes birbirinin cebinde eli
Çektik, çekiyoruz… Nereye kadar?
Pusulası şaşmış soldan ve sağdan
Ben vatanım için can veririm ha!
Değişemem toprak olana kadar.
Doğduğumda söz vermişim Allah’a
Değişemem toprak olana kadar.
Ben Türk’üm, Türk doğdum düşmana bile
Uzayı mutluluk bulutu sarsa
Dumanı geçtiği yere bulaşsa
Göklerden esenlik yağmuru yağsa
Benim düşlediğim dünya bu dünya.
Hurafeler dinin üstünden inse
Oğlum sana bir nasihat edeyim!
Yalanla karşılık verme yalana.
Seni kendim gibi bir kul bileyim
Kin tutmayacaksan kin tutanlara.
Doluyu boş görme boşu da dolu
Yıldızların kaymasına benzemesin aşkımız
Ebediyen gökyüzünde bizde mekân kuralım.
Ay ve çoban yıldızları kapı komşumuz olsun
Sahte aşklı yeryüzünden bizde uzak duralım.
Yeryüzünde hiçbir aşkta anlam kalmadı artık
Aylar, yıllar ve asırlar
Bu dünya neyin nesidir?
Geçmiş, gelecek zamanlar
Bu dünya neyin nesidir?
Dinli, dinsiz bir yol bulmuş
Doğdu Zübeyde hanımdan
Selanik’te can Atatürk!
Ali Rıza Bey babadan
Çiftçi çocuğu Atatürk!
Babası “Mustafa” dedi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!