Kendime çok üzülüyorum. Çabaladığım, uğruna yorulduğum her şeyin beni böyle yıpratması canımı yakıyor. Kimseye belli etmedim, ama içimde taşıdığım ağırlıklar beni çoktan yere çekti. Kendimi unuttuğum, herkese yetişmeye çalıştığım o anların bedelini yine kendime ödetiyorum.
Kendi sesimi ne zaman susturdum, kendi mutluluğumu ne zaman erteledim, hatırlamıyorum. Ama şimdi, her kırıklıkta, her hayal kırıklığında bir kez daha fark ediyorum: En çok kendime yük olmuşum.
Belki de artık kendime üzülmek yerine, kendimi affetmeliyim. Çünkü hak ettiğim tek şey, yeniden güçlü olmayı öğrenmek. Ama ne kadar istesem de, bazen içimdeki kırgınlıkla başa çıkamıyorum. Belki bir gün, kendime iyi gelmeyi öğrenirim. Ama bugün sadece, kendime üzülebildiğim kadar üzülüyorum.
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta