Şimdi diyorum;
şimdi, şarabımız olsaydı, "o"olsaydı,
şu boş odamın içinde ki kendime,
bu uzak mesafelerin susmak köprüsünden,
gönüllü atlasaydık, muhabbet Denizi'nin tuzlu mevsimlerine,
deryalar gibi dokundukça derinleşen kavisli bel oyuntunda boğulsaydı, ellerimin çırpınışları, ne güzel bir vuslatta son bulurdu ellerim,
zifirin gökyüzünde, ansızın, apansızın, parlayıp kül olan bir ateş topu gibi,
Yoklama defterinden tanımadım sizi,
Benim haylaz çocuklarım
Sınıfın en devamsızını
Bir sinema dönüşü tanıdım
Koltuğunda satılmamış gazeteler
Dumanlı bir salonda
Devamını Oku
Benim haylaz çocuklarım
Sınıfın en devamsızını
Bir sinema dönüşü tanıdım
Koltuğunda satılmamış gazeteler
Dumanlı bir salonda




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta