tıknefes bir vagonda yollar altımızdan kayıp giderken
kor olmuş bedenlerin içine siner güneş...
bir inilti sızar genleşen rampalardan...
yıkık bir istasyonda tam da gereksiz oyalanırken tren
bir adam çat kapı içeri girer
dilinde bağlanmış taş, elinde akordeon...
Gel; n'olursun, içimde umûdum tükenmeden!
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..
Devamını Oku
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..




ışık hızının aşıldığından bahsedilen günlerde kafamı bir de sen karıştırma şair boyutlar atlatan yazılarınla
:))
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta