Şairin Hayatı İle İlgili Bir Bilgi Girilmemiş
Eserleri
Kavuşsak seninle ama sarılmaktan öte
Böyle sen ben değil de biziz olsak.
Ben; boynunla omzun arasındaki
Köprücük köyüme yerleşsem
Kokunla sarhoş olsam,
İçime sığmayan o sevgini o aşkını
Eşek sudan gelene kadar sevsem
Sen mazlum olsan,
senin sevgi ah’ını alsam
Cıksa böyle aheste aheste (ohh)
Allah ne verdiyse
Tüm iman gücümle seni sevsem
Bu kadar sevmek mi olur diye
9 köyden kovulsam
10. köyden kabul görsem
sen kollarını kollarıma düğümlesen
Orada yaşlanıp orada ölsem.
Sevmeyi sanat haline getirsem
o’nuda ilk önce burada okuyanlara
Sonra köylere okullara insanlara dağıtsam
bu dünyanın coğrafyasına faça atsam
Seni maviye boyayım
yine bana satsam ...
Burnumun dikine gitsem
Gözümü kırpmadan sevsem
Sevgini kılıf yapsam
Önce kendime sonrada
rüyalarıma giydirsem
masmavi olsam
Senin falına baksam
Üç vakte kadar
Deve yüküyle sana kısmet olsam
Sırata kadar senin kısmetin olsam
Helalleşsem yine senin olsam
aklım başıma gelmeyene kadar sevsem
İşim gücüm yokmuş gibi hep seni sevsem
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!