Karar Kılanın Gereğinde; Çiçeğe Sunulan Cömertlikteki Sevgi: Başarı Habercisi!
= 000.000.142 =
Mücadeleci İnsanların Hayatında Çiçeklerle Doldurduğu Güzel Bir Bahçesi Olur!
Ufkumuzda Doğan Yeni Bir Düşünce; Yeni Bir Hayata: Müjdeci! .
= XI =
Her Saniyemin Sorumluluğunda YETMİŞ BEŞ MİLYON UĞRUNA DÜŞÜNEBİLSEM! .
Fatma AVCI; benden kitap kaleme almamı istiyor, çok şükürler olsun! .
Kendime, Fatma AVCI’ya ve VATAN SATHI DOSTLUKLARINA: Yararlı olsam! .
Zaman ayırarak dostluğa; dostluğun başarısını daimi kılabilsem ben! .
Örnek aldığım büyüklerimizin izinde VATAN SATHI DOSTLUĞUNA YÜRÜSEM! .
Sanat; İNSANLIĞIN KALBİNE ve Adınız YETER SEVENLERİNİZE: HEDEFİMİZİ TAYİN ETMEYE! Bir Kara Sevda Yaşasak Da; OLURUNA BIRAKTIK ŞARKINIZLA! . Ellerinizden Öpmek! .
******
MÜSLÜM GÜRSES BABAMIZ İÇİN; TTNET SAYFALARINDA PAYLAŞTIĞIM MESAJIM! .
Türkiye Cumhuriyeti Devleti Vatan Sathı Toprak Bütünlüğünü Muhafaza İçin Çaba Sarf Eden Duyarlı ve Samimi Büyüklerimiz ile Birlikte Azimle Çalışan İsen Eğer; MANA İÇERİSİNDESİNDİR EY İNSAN! . MANA MUHAFAZASI VARDIR İNSAN İÇİN; "MANAMI KAZANDIM! ." Diyerek, SORUMSUZCA DAVRANAMAZSIN, VATAN UĞRUNA AZİMLE ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ İNŞALLAH! . SENİ; ÖRNEK ALABİLECEK İNSANLARIN VAR OLABİLECEĞİNE İNAN ve HÜKMET KENDİ VARLIĞININ MANASINI MUHAFAZAYA DAİR AZİMLE! .
Bir Başına Başarabileceğin Her Hangi Bir Konu Üzerinde De, BAŞKALARINI BAŞARINA ALET ETMEMEYİ DE ÖĞREN! . BU BİR ÖNCEKİ CÜMLEMİ; Atilla İLHAN EFENDİMİZİN, Bülent ECEVİT Hakkındaki Düşüncelerini Paylaştığı Bir Televizyon Programından Öğrendim! . Yani, BEN JOHN STEİNBECK'cilik Oynayamam! . John STEİNBECK, "BİTMEYEN KAVGA" Adlı Kitabında; HALKLARA NASIL SORUMLULUK YÜKLENECEĞİNİN ÖRNEĞİNİ VERMİŞTİR! . BEN O KİTAPTAN, HALKLARA SORUMLULUK YÜKLEMEYİ ÖĞRENMİŞTİM! . Grev Zamanında, Grevcilerden Birinin Bebeği Doğacaktı! . Doğan Bebekten Yana, Doğan Bebeğin Doğumunun Gerçekleşmesi İçin, Tüm İşçilerden Bez Parçası İstedi Grev Başkanı! . Ve Grev Başkanı Kişi, artan bez parçalarını, ATLET ve GÖMLEK TÜRÜ BEZLERİ, SAHİPLERİNE GERİ VERMEMİŞTİ! . Bu Sayede; ATLET ve GÖMLEK VEREN GREVDEKİ İŞÇİLER, DOĞAN BEBEĞE BİR KATKIDA BULUNABİLDİĞİ İÇİN, HAKLI OLARAK BEBEĞİ KENDİLERİNDEN BİR PARÇA OLARAK GÖRMEYE BAŞLAMIŞ! . YANİ, BEBEĞE ATLET ve GÖMLEK VERENLER, BEBEĞİ KENDİNDEN BİR PARÇA GİBİ GÖRÜR UMUDUYLA, GREV BAŞKANI TOPLANAN ve FAZLA GELEN ATLET ve GÖMLEKLERİ SAHİPLERİNE GERİ VERMEMİŞ! . BU USUL STEİNBECK USULÜDÜR! . TEK BAŞINA BAŞARILABİLECEK İŞLERDE DE STEINBECK USULÜ UYGULANIRSA; HALKLARI KULLANMAK ANLAMINA GELİR ve BU USUL İNSANI İNSANLIKTAN ÇIKARIR! .
TAŞIMIŞ OLDUĞUN BİLGİNİN İNSANI OLMAYA ÇABALA DAİMA, HER ALEMDE! . AYRICA SOLCULUK BİR OYUN DEĞİLDİR! .
12 Nisan 2013 Cuma 11:45:01
Dizi Film İzler Gibi; Her Günün Verimliliğine Ayrı Kitap! .
Kişisel Başarın İçin Okuyacaksın ve ANADOLU DA KAZANACAK! .
= 000.020 =
Kişisel Başarı Çizgini Tanı ve ANADOLU ÇİZGİSİ; ÖZÜ TANI! .
12 Nisan 2013 Cuma 12:23:42
Dizi Film İzler Gibi; Her Günün Verimliliğine Ayrı Kitap! .
Kişisel Başarın İçin Okuyacaksın ve ANADOLU DA KAZANACAK! .
= 000.021 =
Kişisel Başarı Çizgini Tanı ve ANADOLU ÇİZGİSİ; ÖZÜ TANI! .
ANADOLU’MUZ DOST TEBESSÜMÜN DUYARLILIĞINDA MUHAFAZA EDİLENDİR! .
= 000.008 =
KİMSE; DOST TEBESSÜM DUYARLILIĞININ TAKDİRİNİN ÖNÜNE GEÇMESİN! .
DÜN; HADDİMİ AŞTIM DEMİŞTİM, BUGÜN; SORUMLULUĞUMUN BİLİNCİNDE! .
Kurduğunuz Cumhuriyet bizlere emanetinizdir Ey ATAM!
Hiçbir kimseden yardım gelmeyecekmiş gibi, tek ve biriz:
Yeri geldiğinde bireyselliğin sorumluluğuyla ayaktayızdır,
Yeri geldiğinde bütün oluşumuzun sorumluluğundayızdır;
Birey ve bütün oluşumuzla, “ÖNCA VATAN” diyoruzdur!..
“Türkü Doğar Günümüzün Sessizliğine ve Türkü Anlatısına Servet: Samimiyet ile Ciddiyet! .”
AŞK GEMİSİ
Odasında son hazırlıklarını tamamlıyordu. Sigara paketine uzandı ve son sigarasını içinde hissettiği sevgi ile ateşledi. Uzun bir yolculuk olacaktı ve taşınan sorumluluk tüm yolcularını sevdiklerine ulaştırabilmeliydi. Bir nefeslik dumanı içine alırken, sigaranın külü, akıp giden zaman içerisinde uzayıp gitti ve derinleşen düşüncelerinde, kaybolup gitmekte olan kendini gördü. Sigara külü her nefesle uzayıp giderken, derin düşünceler imkan vermiyordu kül tablasına uzanmaya. Ve derinleşen düşünceler, an içi sorumlulukları unutturuyor ve kendine güç yetiremiyordu yalnızlık. Masa üzerine düşürülmüş sigara külleri epeyce çoğalmıştı. Dikkatini, yolculuk boyunca izleyeceği yolu gösteren harita üzerine dikmişti. Masa üzeri dağıtılan küller; dalgınlığın ve kendini unutmanın bir işareti idi. Kendini işine vermişti ve taşıdığı sorumluluk ona kendini unutturuyordu. Uzun bir dünya turu olacak ve demirlenen her yeni limanda yeni dostluklar, yeni arkadaşlıklar onu bekliyordu. Sadece limana demir atmak olsa, iş kolaydı. Her insanla dost olmayı ve dost kalabilmeyi arzu ediyordu içinden. Her liman; yeni bir dostluk, yeni bir arkadaşlıktı onun için. Taşıdığı sorumlulukları düşündükçe; her insana, mutlu kalabilmenin yolunu anlatabilmeli, diye derin hisler taşıyordu içinden. Bir ara kendine ve eşine yöneldi, masa üzeri dağıtılan küllerin çokluğunu fark etti. Biricik sevdiği eşini uyandırmaya kıyamamıştı ve saat sabahın 5’i idi. Eşinin uyanmasına epey zaman vardı ve masa üzeri dağıtılan küller, geçen her saniye ile çoğalmakta idi. Anlayışlı bir eşi olduğu için sevinç duydu bir an için; “yine dikkatini taşıdığın sorumluluklara vermişsin hayatım... Ve masa üzeri dağınıklığını fark edemeyecek kadar derin düşünmüş olmalısın... Seni tanırım; nedir bu derecede düşünmeye sebep olan neden? ..” Ansızın, büyük bir sevinç kaplayıverdi içini; gerçekten, sevdiği kadın, düşündüklerinden daha fazlasını söyleyebilecek bir yapıda idi. İstem dışı, yaşayabileceklerini düşündü ve eşinin tatlı bir şekilde seslenişini derinlemesine yaşadı. Bir an sabırsızlandı ve eşinin tatlı seslenişini duymak için aceleci bir tavır takınmasına anlam veremedi. Aşk sabır işi idi. Eşine kıyamadı ve tatlı seslenişine duyduğu özlem ile tekrar harita boyunca sorumluluklarını inceleme altına aldı. Demirlenecek bir çok liman vardı. İstanbul’dan yola çıkılacak ve sırasıyla; İzmir, Antalya, Mersin limanlarında geçecek kısa bir memleket turu sonrası dünyaya açılacaklardı. Karşılaştıkları her limanda demirleyeceklerdi. Bir limandan alınan demir, en yakın diğer limana atılacaktı. İzlenecek olan rotayı iyi tayin edebilmeliydi ve yolcular yaşanılan heyecandan gerektiği gibi yararlanabilmeliydi. Soğumaya yüz tutmuş çayını fark etti masa üzerinde. Ve çayına yönelerek, kendi odasında, harita üzerinde, küçük bir dünya turu için hazırlıklarını sürdürmeye devam etti. Yunanistan üzerinden İtalya, İspanya üzerinden Atlas Okyanusu ne güzel olurdu. Ve Amerika Kıtası ve sonrasında Panama kanalından, Uzakdoğu kıyılarında, Büyük Okyanusta Tayvan sahilleri. Güzel bir yolculuk olacağı kesin. Ve kurulabilmesi mümkün olabilen yeni dostlukları düşündükçe, içindeki derin hislerin birikimleri, gözlerinde beliriveriyordu. İlerleyen zaman içinde yine kendini unuttu ve yaşanılası dostlukların, sevinç dolu paylaşımları ile yaşama sevinci duymaya devam etti. Bir ara, bir sesle gömüldüğü hayallerinden sıyrılabildi. Eşinin, “Günaydın” diyen seslenişi ile masasından doğruldu ve gül benizli yarinin yanağına bir öpücük kondurarak, doğan güne karşılık verdi. Bir sevinç kapladı içini ve itiraf etmenin tam zamanı idi; “hayatım; masa üzeri küllerimle, emir ve görüşlerinize hazırım. Seni çok seviyorum.” Beklediği cevabı alması gecikmedi; “ben hallederim canım. Sen rahatına bak...” Oda içeri, masa üzeri sorumluluklar paylaşılıvermişti ve insan, yalnız kalmadığını bilmesi kadar huzur veren başka bir şey yoktu. Sıra, okul eğitimi için motive edilecek çocuklara gelmişti. “Hayatım! .. Çocuklar ne alemde, uyanabildiler mi yeni doğan güne? ..”
SESİMİZE RENK OLAN; OLİMPİYAT DÜŞKÜNÜ SEVEN İÇİN: BENDE AFRİKA LİSANI AŞK OLSAM! .
“SESİMİ DUYAN VAR MI? .” Diyen Çığlığa; TÜRKÇE OLİMPİYATLARININ SESLENİŞLERİ OLSA:
Afrikalı, Balık Avı Ustası Cevher IŞIĞINI YAKSA, YEŞİL OLSA AŞKLARA TÜM IŞIKLAR! .
Yansak Adamakıllı, Dostluğun Dem Tutan Ateşi; OLİMPİYAT ATEŞİ GÜNEŞİNDE: USULCA! .
TÜRKÇEMİZ BİR OLİMPİYAT OLMUŞSA EĞER; DAHA NE İSTER GÖNÜL ELDE KALEM VAR OLUNCA! .




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!