Seni özlemenin sınırlarını zorluyorum.
Bir sabah tan yerinin çok insanı affedip
kendiyle savaşı bitmemiş bedenime
yas ilan edercesine bakışı gibi
Açık saçlarından hücum etmeli
sana olan söküp çıkaramadığı
bu anne merhametinden demetli
Her şeye göğüs germiş
kalbimi ağrıtışından beslenen sevgim.
O sevgim ki doymuyor kara topraklara
ve okutmuyor adından kurtuluş selası için
vakti tanımsız nefretli sığınmışlığıma.
Bizi hatırlamıyorken dahi anılar
Yokluğunda nasıl başarıyor
kendine farz kıldığın değişim mutluluğun
Kas gevşeten körleşmiş iğneyi,
layık görmeyi damarlarımda?
Gıptalı aşkın çöküşünü seyre dalmışken emek,
Şahitliğim mucizesinde mahzun kaldı nefes alışa.
Yakışmamış mavilik üstüne yakışmamış kahverengi.
Kulaklı yanaklarına misafir kırmızının en acı vereni.
Bütün kavgam ve dudaklarımın izi vücut sarplıklarında.
Direnişimin anlamsızlığıyla koybuluşum,
Kaydı ellerimden pamukla sarmalanmış
Sararmış otların anızı gönül memleketim.
göç vakti, inkar maruzlu adın yazılı davaya.
@mhmthbpgny
Mehmet Habip GüneyKayıt Tarihi : 8.1.2026 20:53:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!