Zaman bir değirmen, ömrü öğütür,
Kimi hayal kurar, kimi uyutur.
Gönül bir ummandır, sırlar büyütür,
Katrede deryayı bulabilen hu,
Toprakta cevheri görebilen hu.
(Huuu Allah)
Güneş balçık ile sıvanmaz imiş,
Cahil, arif ile sınanmaz imiş.
Aşkın ateşiyle yanmaz imiş,
Özünü nâra yakanlardanız biz,
Mânâya sessiz bakanlardanız biz.
Vakit; kelâmın sustuğu, hâtıranın tozlu raflardan indiği o ince çizgidir.
Varlık dediğin, bir nefeslik mühlet ile sonsuzluk arasında sallanan kırık bir sarkaç…
Gölgenin peşine düşenler, ışığın kaynağını unutanlardır.
Hâlbuki her zerre, kendi içinde bir kâinat gizler;
Ve her suskunluk, içinde fırtınalar koparan bir lisan barındırır.
Mürekkebi gözyaşı olanın kâğıdı gönüldür.
Biz; kelimeleri birer ok gibi değil, birer tohum gibi ektik toprağa.
Zira biliyoruz ki;
Sultanlar tahtlarını bırakır, şehirler küle döner,
Lakin incitmeden söylenen bir sözün yankısı,
Zamanın uçurumlarını aşar da gelir, kalbin kapısına dayanır.
İlim bir deryadır, kıyısı ırak,
Nefsini bilene, dünya bir durak.
Kibri ve inadı kapıda bırak,
Kuru ağaç meyve verir mi sandın?
Kör kandil uzağı görür mü sandın?
Ali der ki: Yolcu yolunda gerek,
Menzile varmaya, aşk dolu yürek.
Dünya bir rüyadır, uyanmak gerek,
Gidilen o izde toz kalır mı hiç?
Köz biter lakin söz ölür mü hiç?
Kayıt Tarihi : 20.1.2026 01:01:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!