Kefareti ödenmiş gülüşler satarken
Yazın çat sıcağında
Arsız çiçekler örselenmiş
Kırık kaldırım taşları arasında
Bir testinin ağzını kapatmış çocuk
Yeşil dallarla
Bağırıyor ekmek parası için
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Çocuğu hayal ettim
Çocuğun hayalini bile hayal ettim
Hayal gibi yazılmış
İnci gibi dizilmiş bu şiirde
Kutlarım tebrikler...
Günün şiirini ve şairini kutluyorum.
Elbette çok duyarlı yürekler var bu toplumda ancak bence eksik yeterli değil diyor şair kutluyorum
Kefareti ödenmiş gülüşler satarken
Yazın çat sıcağında
Arsız çiçekler örselenmiş
Kırık kaldırım taşları arasında
Bir testinin ağzını kapatmış çocuk
Yeşil dallarla
Bağırıyor ekmek parası için
Mahkeme duvarı yüzlü insanlara
Yüreğinize emeğinize sağlık. Yaşadığımız coğrafyada yaşanan felaketler sonrasın da ne acıdır ki bu manzaralar sık görülür oldu. Şiirin içeriği, ruhu çok güzel işlenmiş. Bir insan olarak, şiirin ana teması içimi acıttı. Yazan kalemi, yüreği tebrik ediyorum.
İki eleştirmen arkadaşımız şiiri epeyce eleştirerek bize eleştirecek pek fazla bir şey bırakmamışlar. Biz zaten şiirlerin teknik ve edebi yönünden ziyade, manasına bakarız. Mana ve mevzu olarak fena değil ama teknik olarak da, keşke serbest tarzda değil de, hece veznine göre yazsa idi demekten kendimizi alamıyoruz. Hamfendilerin hayal güçlerinin kuvvetli olduğu yazdığı mevzunun detaylarına kadar nüfuz edebilmesinden net olarak anlaşılıyor. İnşaallah ileride hece veznine de alaka gösterip çok daha okunası şiirlere ima atar.
Ki ve de ekleri nasıl yazılır , hangi durumda bitişik , hangi durumda ayrı yazılır
Bunu öğrenmeli değerli şair kardeşimiz
Şiir senaristik bir anlatıma sahip
Ama bu metni örneğin mısra düzeninde değil de , satır düzenininde yazsaydık pekala bir hikaye olarak okuyabilirdik
Oysa şiir hikayeden başka bir şey
İnsafsızlık etmek istemem . Yer yer çok güzel betimlemeler var . Aslında duyarlılık ve zeka bileşkesi güçlü birisi duruyor bu yazının arkasında
Ve yazmaya devam etmeli bence
Birden gözleri değdi gözlerime
Ta yürekten
Ta yürekten gülümsedi
Bu şiir ile ilgili 7 tane yorum bulunmakta