KEDİLER DE AĞLAR
Kediler asil yaratıklar..
Kleopatradan önce varlar
Taparlarmış o zamanlar kedilere
Şimdi ser sefil
Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili. O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır. Gelir ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur. Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar. Bu yolculukta artık para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular yoktur. Aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili. İnsan bir başka ışığa teslim olur...
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...
Devamını Oku
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Hayvan sevgisi,hiçbir sevgiye benzemez,
Çünkü bunda; minnet duygusu, riya yoktur,
Evet, bunda gösteriş,riya,bencillik yoktur.
Ama asalet,sevecenlik,insanlık çoktur.
Bu bir 'fikri olgunluktur' insansan eğer,
Hayvan sevgisi, bütün sevgilere eşdeğer,
Karşılıksız sevgisizlik, insanlığı yolmaktır,
Çünkü hayvan severlik, bir isan olmaktır.
Brisbane,02 Kasım 2010 – Ömer AKBIYIK-
Ömer Akbıyık
Kayıt Tarihi : 2.11.2010 12:22:00
Saygıyla.
Kenan Aydın bütün müslümanlar sizin gibi olsa keşke/ Ancak çevremde hatta oturduğum semtte bile hacılar/ tesettürlü kadınlar bu sıcakta kediler için konan su kaplarını parçalayıp çöpe atıyor/ aşağıda ki yorumu okudunuz mu bilmem/ kimileri de kedileri adeta lanetliyor. Bana göre insan insandır/ Kedi hadise göre sevilmemeli/ Tanrı zaten o sevgiyi kişinin içine yerleştirmiştir../ Kim neye inanırsa inansın hayvanların varlığını kabul etmek zorunda.. Kedi köpek kuş yılan böcek..v.s farketmez/ Bu dünya sadece insanlara ait değil/ Bu canlıları ister sevsinler ister sevmesinler herkes kabul etmek zorunda. Ayrıca Tanrı'nın yarattığı hiç bir canlı lanetli değildir. İnsan dışında... saygı benden / esen kalın..
Her canlı Allah'ı zikreder kediler de zikreder dünyada masum bir şey varsa onlarda hayvanlardır günahsızlardır herkes hayvanlar kadar Allah'ı zikret selerdi kuşlar gibi evlerine yiyeceği bedavadan elde ederlerdi kuşları besleyen Rezzak elbet onlar da beslerdi bu açıdan kediler de Allah2ı zikrettiklerinden mübarektirler güzel şiirdi tebrik ederim...yanibir şeye de iyi yönünden bakıp yobazlıktan kurtulmak lazım Ayrıca en çok hadis rivayet eden ebu hureyre(ra.)kedicik babasıdır lakabı ve bu lakabı one peygamber eefendimiz ona tahsis etmiştir.Saygılar efendim.Bu yüzden bazılarına hayvan diyemiyorum.
En aliminiz bir kedinin kulağını yaratabildi mi? yaratabilir mi????..
Sizin kuran'ınız beni ilgilendirmiyor beyefendi. Eski Mısır'da kediler kutsal sayılırdı. Ona vurgu yapmak istedim. Ancak kedi köpek düşmanı müslümanlar saldırır diye es geçtim... Benim inancıma göre Tengrinin yarattığı herşey kutsaldır.
En aliminiz bir kedinin kulağını yaratabildi mi? yaratabilir mi?
Bana göre hayvanlar insanlardan önce yaratıldığına göre sair mahluk insandır/ Bu dünya insan denen mahluka ait değil/ Beni bilmem kimin devesi bilmem kimin köpeği masalları ilgilendirmiyor/ Yaşayan canlılarla atmosferde aynı havayı soluyoruz.
Kediler de sair mahlukat ile beraber yaratılmışlardır ve kutsal falan da değillerdir Gülce hanım. Temizlikleri ve sevimlilikleri takdire şayandır ama onlara kudsiyet atfetmek asla söz konusu olamaz. Zira Kutsi olan varlıklar Kur'anda ismi geçen Salih -as-in devesi, Süleyman-as-ın Hüdhüd'ü ve ashab-ı Kehfin köpeğidir.
Hayırlı bayramlar.
Bu şiir ile ilgili 6 tane yorum bulunmakta