Köyümde sabahları uykumu aldığımda,
Erken uyandırırdı saatin tiktakları...
Sonra bir kasabaya göçtük uyutmaz oldu,
Yaklaşıyor mu diye kaleşin taktakları!..
Ey gönül ne der dinle saatin tiktakları,
Aynaya geç bir oku başındaki akları!
Elbet bir gün boşalır saatin zembereği,
O yüce mahkemede yapılır bir gereği...
Diyemezsin, saati yapan saatçı değil,
Kainat bir saattir, asla sanatçı değil!
Öğrendiğin şeyleri cep saati gibi tut,
Elalemin içinde iki bir bakıp durma!
Sorarlarsa söylersin cebinden çıkarıp da,
Saat kulesi gibi dan dun dan edip durma!..
Saatler geçmez amma yıllar uçarcasına...
Hemi de kaderi koluna takarcasına...
Sabah sekiz akşam beş ve sonra eve gel yat,
Merak edip sormadan gelip geçiyor hayat!..
Çekiçle dövülünce demir daha pek olur,
Sabırla dut yaprağı yumşacık ipek olur.
Sabırlı ol öğren bir sabırla beklemeyi,
Çekmekle büyütemezsin yukarı çiçeği.
Sabırlı ol be adam lafımı bitireyim,
Diyeceğin şey varsa sana da gelir keşik.
Böyle ne sen beni ne de ben seni anlarım,
Etme ya daha fazla sohbeti delik deşik!..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!