Kazan kazan ilkesinden
Kazan kazandır bilincine geçiş
“Kazan kazan” diye pazarlanan ama özünde “ben kazanayım da nasıl olursa olsun” anlayışına dayanan zihniyet; bireysel çıkarı kutsallaştırırken toplumsal dokuyu zayıflatır. Bu, benlik bilincinin dar bir yorumu: “ben varım ama biz yokuz.”
Bu daralma, korku ve kaygı iklimini besler. Çünkü herkes diğerini potansiyel rakip, tehdit ya da araç olarak görmeye başlar.
Oysa asıl sıçrama noktası şurada:
“Karşılıklı kazan-kazandır” bilinci.
Bu, klasik “win-win”den farklıdır. Çünkü burada sadece sonuç değil, niyet ve yöntem de etik olmak zorundadır. Yani:
Ben kazanırken seni ezmiyorum,
Sen kazanırken beni araçsallaştırmıyorsun,
Ve birlikte ürettiğimiz değer, ikimizin de ötesine geçiyor.
Etik ve Ahlaki Boyut
Gerçek kazanım, başkasının kaybı üzerine kurulmaz.
Adalet, sadece sonuçta değil süreçte de aranır.
“İyi olan” ile “işe yarayan” arasındaki bağ koparsa sistem çürür.
Felsefi Boyut
Benlik bilinci ikiye ayrılır:
Dar benlik: “Ben merkezim.”
Geniş benlik: “Ben, bütünün bir parçasıyım.”
dönüşüm, dar benlikten ilişkisel varoluş bilincine geçiştir.
Sosyolojik Boyut
Toplumlar ya rekabet üzerine kurulur ya dayanışma üzerine.
Aşırı rekabet , güvensizlik üretir.
Dayanışma , sosyal sermaye ve güven üretir.
Uluslararası düzeyde de aynı:
Sömürü düzeni kriz doğurur,
İşbirliği düzeni sürdürülebilirlik getirir.
Bilim ve Sanat Penceresi
Bilim bize şunu söylüyor:
İşbirliği yapan sistemler, uzun vadede daha dayanıklıdır.
Kazan kazan dediler yıllarcs
ama hep bana yazdılar haneyi
ben büyüdüm sandım
oysa küçüldü içimde insanlık
korkudan duvarlar ördüm
kaygıdan sınırlar çizdim.
şimdi biliyorum
gerçek kazanç
birlikte çoğalan değerdir.
sen varsın diye varım
ben varsam anlamlıyız
gel
kazanan değil
kazandıran olalım.
Kemal Tekir
Halkın hak kın sesi
Kayıt Tarihi : 21.3.2026 21:12:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!