Ağlıyormusun?
Yoksa,perçeminden damlayan yağmur damlaları mı?
Şu göz çukurlarına dolan,
Belki de yaşayamadıkların benimle kimbilir?
Ah! gönül söze hep dargın.
Derdini anlatamadı diye,
Bileydi vekil etmezdi dili.
Akıtmazdı göz yaşı seline sözü boş yere.
O sürmeli bakışların çarmıhına çakılı,
Kanayan şu bağrımda yalan aşkın yaftası.
Artık çok mu geç,ne?
Sur’a üfledi İsrafil,koptu gönül kıyametim ya Rabb.
Yüzün,içi boş metruk ev gibi, bir yasak.
Belli ki içeride başka bir konuk.
Ellerim, ele geçmemiş mektuplar gibi öylece mahzûn.
Okuyor tarihini,yazıyor şiirini,söylüyor şarkısını.
Hasretin sarp yamaçlarına bakıp,bakıp.
Zamana asık, suskun yüzün.
Selvileri mezar esintilerini savuruyor.
Rüzgarın uykusu çöküyor ağır,yorgun şafakla.
Gözbebeklerinden donuk mavi,sisli kasveti damlıyor ihanetin.
Artık kaybettim mi seni,ne?
Kabahat değildi yaşadıklarım.
Kahpe felek umutlarımı yüzdürüyor,
Hayal denizinin ufkunda şu yaşlı bedenimi.
Yelkeni yamalı,kırık dökük,yorgun teknesinde,
Sessiz,uğurluyor son yolculuğuna şimdi.
Sensiz.! ...
23-10-2008.
Vedat Korun.
Vedat KorunKayıt Tarihi : 23.10.2008 12:59:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!