Kayıp Şiiri - İbrahim Ahmet Eroğlu

Kayıp

İki buçuk liralık bir şapkamız olmadı Sadri baba
Üç kuruşluk sevdalarımız oldu uluorta
Yargılandık mesnetsiz insanların mevhum laflarında
Sıkışırız sandılar camla mekan arasına
Aynalı konsol hayallerimiz olmadı baba
Ben ise birer bardak boza hayal etmiştim Vefa’da
Velhasılı olamadı işte

Hem kim ne yapacak benim gibi sokak serserisini
Şiir yazmağım için bile alındılar baba iyi mi?
Sonra ne selam ne sabah hani
Bir torba söylendi bir de
Gel yol olalım Anadolu’nun kalbine dese
Giderdim be baba.
Giderdim de sevemezdim.
Kadının derdi başı gösteriş olmuş hani
İstanbul işi işte değil ki bıraktığın gibi

Bak ama bir Türkan’ım oldu gözlerini açmak istediğim.
Hayatımda ikinci kadındı sırılsıklam sevdiğim.
Hasretimden Ankara’da bile buz tutmadı ciğerim.
İşte efendime söyleyeyim gittim bir gün kapısına
Biri açtı kapıyı sordum gitti dedi.
Sonra başladık yine dolambaçlı işlere
Söyleyemedim Sadri baba işte
Ne ona ne başkasına….

İbrahim Ahmet Eroğlu
Kayıt Tarihi : 23.1.2018 22:59:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


mezara gidecek sevdalarım varken beni dostlarımla yargılayan simge'ye gelsin.

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

İbrahim Ahmet Eroğlu