Televizyonun hayatımıza yeni yeni girmeye başladığı yıllardan biriydi.Tek kanallı televizyon tek eğlencemizdi. Hele hele Türk filmleri........ Salı günleri Türk filmi yayınlanırdı. Kayınvalidem de Türk filmlerinin hastasıydı. Hâlâ da öyle. Hiçbir zaman hiçbir şekilde Türk filmini kaçırmazdı. Pazartesi gecesi saat onikide kapanan tv’nin ertesi günki programını dinlemeden yatmazdı.Ertesi gün izleyeceği filmin adını, oyuncularını bir gün önceden mutlaka öğrenirdi. Okuması yazması olmadığı için verilen programı okuyamaz ve o nedenle programı çok ama çok dikkatle dinlerdi.
Bir Salı sabahı kahvaltı ederken, kayınvalidem şöyle dedi:
- “ Kemraan! Bu aşam (akşam) pek gözel bi filim va.”
- “ Öyle mi? Nerden bildiniz güzel olduğunu? ” diye sordum.
Kayınvalidem bilmiş bilmiş:
- “ A - aaaaaaah! Adından belli,” dedi......Film izleye izleye, iyi bir eleştirmen oldu.Daha filmi izlemeden, adından anlıyor filmin güzel olup olmadığını.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




bence soyle...benden de ona '48+ derecelik selamlar' .... columden sevgiler....
:)) harikasınız..selam sizlere ellerindem öperim kayınvalidenizin..
Selam...
Siz söylemezseniz ben söyleyeceğim bakın.:))
Bir değil...İki değil ...Bu üç oldu ...Dizi film gibi..
Bir külah dondurmasına anlaşırsak söylemem...
Yoksa...Görürüm ben sayın kayınvalidenizi...
Nice kayınvalideli yıllara efendim...
Sevgilerle.....
yok yok söylemeyin )
Hoştu...Benzer tatlar yaşandı...
Eğlenceli ve çok güzel... Tebrikler...Ayrıntılar da mükemmel...
NE HOS EGLENCEN ARTSIN GUZEL YUREKLI BIR İNSANSIN SANIRIM .
SİMDİYE KADAR OKUMADIM DİYE HAYFLANDİM GONLUNE SAGLIK SEVGİLER:))
Bu şiir ile ilgili 7 tane yorum bulunmakta