Bir akşam misafirimiz var. Yemeğimizi yedik, kahvelerimizi içtik, sohbet ediyoruz. İşte herkes birşeyler anlatıyor. Kimi, başından geçen ilginç bir olayı anlatıyor; kimi fıkra anlatıyor, kimi taklit yapıyor falan.
Derken bir arkadaşımız çok komik bir fıkra anlattı. Bir kahkaha koptu ki odada, sormayın gitsin. Millet çatlayacak gülmekten. Bir baktım kayınvalidem bayılacak neredeyse, o kadar gülüyor.Gülmekten akan gözyaşlarını başındaki yemenisi ile siliyor. Yani anlatılan fıkra, en çok onun hoşuna gitmiş.
Gülmesi geçtikten sonra bana eğilip, fıkra anlatan arkadaşımızı göstererek sordu:
- “ Kemraan! Neye güldünüz o gadar? Ne anlattı bu? ”.
Dayanamayıp sordum:
Kara gözlüm bu ayrılık yetişir,
İki gözüm pınar oldu gel gayrı.
Elim değse akan sular tutuşur
İçim dışım yanar oldu gel gayrı.
Ayların sırtında yıllar taşındı,
Devamını Oku
İki gözüm pınar oldu gel gayrı.
Elim değse akan sular tutuşur
İçim dışım yanar oldu gel gayrı.
Ayların sırtında yıllar taşındı,




:-))))))))))))))))))))) cok seker ya aaaaaaaaaa
:)) sevgiler..
:)))
Gercek ama!
böyle anlari ben de yasdim. Hele de ögrenciler arasinda. Hatta bugünlerde altinci siniflarda cokca rastladigim bir durum.
Insan gidiklanmaya dursun... :)
Tesekkürler ögretmenim.
Kayınvaldenizi sayenizde çok iyi tanıdım,
çok da sevdim, teşekkürler Kamuran hanım...
Bu şiir ile ilgili 5 tane yorum bulunmakta