Yıl iki bin üç günlerden Cuma, namazı öncesi
Kayınpederi aradım gayet kalın, gürdü sesi.
Sakarya’ya davet ettim, onu adap usulünce
“Nasipse inşallah” dedi, memnuniyet sevinciyle
Namaz sonrası telefonum çaldı, açtım komşusu
Anlamadım bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu.
Gel; n'olursun, içimde umûdum tükenmeden!
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..
Devamını Oku
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta