Gel de, geleyim
Öl de, öleyim
Razıyım, prangalı mahkum olmaya
Ne olur, sev deme bana.
Sabahın ilk ışıkları
aydınlatırken günü,
gecenin katran karası derinliklerinde
bıraktığım gibi değildi deniz.
Suyun kumsalla buluştuğu yerde;
uyandırmaya kıyamadığı sevgilinin,
Biliyorum, uzaktasın
Çok uzaktasın benden.
Bense hep seninleyim, gündüz-gece
Seninle doluyum yirmidört saat.
Seninle başlıyor, seninle bitiyor,
Seni düşünmekle geçiyor bütün günüm.
Seni gördüm düşümde
Aylardan sonra bugün
Sen ve ben ve mehtapsız bir gece
Rüzgar, bozarken gecenin sessizliğini
Öptüm, öptüm,
Bir daha öptüm seni.
Hayır, ölmedin sen
Dalgalar da götürmedi seni
Beni bırakıp, uçup gittin
Neler düşünürken senin için ben.
Burnumda tütüyor heran senin kokun
Dudaklarımda hala sıcak nefesin
Öpemeden doyasıya ellerini
Kalbimi de alarak bırakıp gittin beni.
Sevmiyorum, sevmeyeceğim kimseyi
Ne olur ver kalbimi bana geri.
Güzel bir ilkbahar,
Güneşli, berrak bir gün.
Mayısın yirmiüçü.
İlkbahar kadar güzel bir genç kız...
Saat oniki,
Işıkları söndürüp,
Bir mum yaktım.
Masamda bir avuç leblebi,




-
Yunus Işıkoğlu
Tüm YorumlarKayhan Bey
dörtyol da bulundunuzmu.Ayni isim de benim bir orta okul arkadasim vardi.Onunu icin sordum Selamlar.