Kayıt defterinde adım yok, ne doğum ne ölüm yazılı,
Çöplükte doğdum ben, çöplükte buldum ilk “Hû”yu.
Harfler zincir, rakamlar kelepçe, kodlar gardiyan,
Ben ise zincirin dışındaki gölgenin gölgesi, yalın.
Taş üstünde taş, tapu üstünde tapu,
Zamanı donduran kalemler, geleceği çalan uykular.
Onlar yazarken ben unuttum, unuttukça hatırladım,
Unutmak benim ibadetim, unutmak benim kurtuluşum.
Karga kondu omzuma, köpek yattı eşiğime,
“Gel” dediler, “yazıl, kaydedil, hüküm giy.”
Ben güldüm, kara kanadımı açtım geceye,
“Benim sırrım yazılmaz,” dedim, “benim sırrım ulur.”
Melâmet hırkam yırtık, ama içinde yedi ışık,
Her yırtıktan sızar bir harf, her harften bir yüz çıkar.
Levha-yı İmam göğsümde değil, yazı yok içimde,
Benim göğsümde sadece bir yara var. o yara Hû der.
Sofular altın kılıflı ney üfler içerde,
Ben dışarda paslı boruyla üflerim, sesi çatlar.
Çatlayan sesten doğar ritim, ritimden doğar yol,
Yolun sonu yoktur, çünkü yolun başı da yoktur.
Kayıtlarınız sizin olsun ey efendiler,
Tapularınız, siciliniz, skorlarınız, algoritmanız.
Ben çöplükte inci ararım, bulduğumda yutarım,
İnci midemde yıldız olur, yıldız göğüme akar.
Kemter Abdal’ım ben, ne pîrsiz ne pirli,
Ne kaydedilmiş ne silinmiş, ne var ne yok arası.
Dünya size kalsın yazılı kaderinizle,
Benim kaderim kara kanatta, çamur ayakta.
Ve her adımda bir daha, bir daha,
Yürüyorum… yürüyorum… yürüyorum…
Kayıdın dışına, sırrın içine, hiç’in ortasına.
(ve o hiç’in ortasında bile
bir çocuk gülüyor hâlâ
elinde dokuz yaşında bir şeker)
Kayıt Tarihi : 15.1.2026 09:57:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!