Yüreğim sahra çölü kadar kurak, gözlerim ise kara bulutlar kadar yaşlı. Etrafımda binlerce insan ve ellerinde çakıl taşı. Çünkü ben, insanlar arasında kalan bir yabancı. Ve serilmiş önüme dar ağacı, ağaç ise gülümsüyor bana acı acı. Her gün bir adım, adımla atılan onlarca çakıl taşı. Kollarım, bacaklarım ve yüzüm her darbeyle kan akıttı. Zaman, çektiğim bir sancı ve ölüme bir adım daha kaldı. Sonunda koynundayım ağacın, boynuma bir ip sarıldı. Cellat, son bir sözün varmı diyip gözlerime baktı. Başımı sallayarak göğe baktım ve bedenim dar ağacında sallandı. Neden mi göğe baktım? Çünkü bütün sözlerimi göğe yazdım. Bakınca görmezsin, gördüğünde anlarsın.
ne olur kim olduğunu bilsem pia'nın
ellerini bir tutsam ölsem
böyle uzak uzak seslenmese
ben bir şehre geldiğim vakit
o başka bir şehre gitmese
otelleri bomboş bulmasam
Devamını Oku
ellerini bir tutsam ölsem
böyle uzak uzak seslenmese
ben bir şehre geldiğim vakit
o başka bir şehre gitmese
otelleri bomboş bulmasam




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta