Yüreğim sahra çölü kadar kurak, gözlerim ise kara bulutlar kadar yaşlı. Etrafımda binlerce insan ve ellerinde çakıl taşı. Çünkü ben, insanlar arasında kalan bir yabancı. Ve serilmiş önüme dar ağacı, ağaç ise gülümsüyor bana acı acı. Her gün bir adım, adımla atılan onlarca çakıl taşı. Kollarım, bacaklarım ve yüzüm her darbeyle kan akıttı. Zaman, çektiğim bir sancı ve ölüme bir adım daha kaldı. Sonunda koynundayım ağacın, boynuma bir ip sarıldı. Cellat, son bir sözün varmı diyip gözlerime baktı. Başımı sallayarak göğe baktım ve bedenim dar ağacında sallandı. Neden mi göğe baktım? Çünkü bütün sözlerimi göğe yazdım. Bakınca görmezsin, gördüğünde anlarsın.
Yollarımız burada ayrılıyor,
Artık birbirimize iki yabancıyız.
Her ne kadar acı olsa, ne kadar güç olsa
Her şeyi evet, her şeyi unutmalıyız.
Her kederin tesellisi bulunur, üzülme.
Devamını Oku
Artık birbirimize iki yabancıyız.
Her ne kadar acı olsa, ne kadar güç olsa
Her şeyi evet, her şeyi unutmalıyız.
Her kederin tesellisi bulunur, üzülme.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta