Çıktım yavaş adımlarla dinlenmeden tepesine bir çayırın,
Yavaşça batarken gün, kaybolurken aydınlığı güneşin.
Binbir çeşit çiçek, binbir türlü ot ve diz boyunda çimenler
Bakire bir toprakta gezdim, değmemişti eli hiçbir insanın.
Ayağım takıldı ufacık bir taşa, düşer gibi oldum yürürken,
Ufak bir zambak bitmişti, gördüm dizlerimin üstündeyken.
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta