Oyun bitmişti...Vefa dediğin az önce çarpıp gittiği kapının ardında kalmıştı...Sevdaysa bende kalan bir kaç şeyden biriydi...Ki zaten sevdayı taşıyan yalnızca bendim yine değişmemişti...Oyun bitmişti işte...Aşka dair ne varsa gitmişti onunla beraber...Daha son bakışında sarmıştı yalnızlığın acısı her yanımı...Son adımını atarken içimden gitme kal çığlıkları yükseliyordu,dilim aksine lal olup kalıyordu...Oysa ne çok isterdim gitme kal diyebilmeyi...Gitme diye yalvarırcasına sarılsa mıydım yoksa ayaklarına? Kapıyı mı kilitleseydim? Ağladığımı görme diye başımı çevireceğime,hıçkıra hıçkıra ağlasa mıydım gitme kal diye?
Oyun bitmişti...Aşk dediğin daha az evvel yüzüme vurup gittiği kapının ardında kalmıştı...Koca bir kor tanesini avuçlarıma alıp yüreğime doldururcasına içim yanıyordu...Oyun bitmişti işte....Umudum,düşlerim,inançlarım ona büyüttüğüm ne varsa gitmişti onunla beraber...İlk kez bu kadar ıssız,ilk kez bu kadar yalnızdı sanki...Karanlık ilk kez sanki bu kadar siyaha bulanmıştı...Suskundum,tek başınalığım ilk kez bu kadar büyüyordu içimde...Ve aşıktım,işte en çok da bu koyuyordu içime...Şaşkındım,yıkılmıştım.Kumdan kaleleri yerle bir olmuş bir çocuk gibiydim sen çıkıp gittiğinde...Avuçlarımda ansızın yazılmış bir ayrılık...Apansız bir kurşun gibi çıkıp gidişinle vurulmuşum belki bin yerimden...
Bir masaldı belki sevdamız kim bilir? Gerçekse daha az önce yıkıp gittiğin kapının ardında benimle kalandı...Oyun bitmişti...Ve her şey bitmişti seninle beraber...Ne anlamı olacak ki bundan sonra yazacağım şiirlerin...Ardında kalanları mı anlatacağım? Yoksa yarım kalanları mı? Hangi güzelliği,neyi koyabilirim ki senin yerine? Hiç...Hiç bir şeyi.....! ! !
Sen olmayacaktın artık benimle...Hiç bir şey gönlümü avutmayacak,hiç bir teselli senin boşluğunu doldurmayacaktı içimde...Bizim şarkımız dediğimiz şarkıları dinleyecektim belki gecelerce yara bere içinde...Uykularım haram olacak...Yorgun ve bitap düştüğümde belki kapanacaktı gözlerim...Çığlık çığlığa uyanacaktım gözlerimi her açtığımda sensizliğe...Her uyandığımda gerçek olmasını düşlediğim rüyalarım olacak,ve yine sebebim olacaktı yalnızlığımı anlamak...
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta