alıştım alıştım
rahat ol
ürkme yanımda olamayışlarından
ihtiyaç anında
ihraç fazlası üretkenliğine düşme
ne kadar lazımsa o kadar ol
farkımızın farksızlaşması dahi çökertmesin yüreğini
alıştım
nelere alıştırmadıki hayalsizlik
hayasız yürekteliklerin öteleştirdiği dünyada
haysiyetsiz zaman dilimlerinden kopuşlar kadar
cinnete az kalsada
elde olmayışların kan emici yarasalara dönüşümü hasta
neylesinki hekim
gözlerinin uzaklaşmasına çare varmı
teşhis doğru
tedavi sonuçsuz
dünyanın bütün reçetelerine sen yazsa ne yazar
hangi eczanede satılır
kim
alıştım işte
bak
boşlanmışlığımın derin üşümüşüğünde dahi kusamıyorum
sunmasada kokunu
kuştüyü yastığımın sarılışlarında kayboluyorum
birazdan
belkide
göz kapaklarımın düşmesiyle doğuşun gelecek
ne sen
ne senden ötesi
nede nefeslenmenin beraberinde getirdiği ahmaklıklar bulaşamayacak sevdama
yaşayacağım
inadına hemde
sen için
sana rağmen
alıştım yaa
gözüme bakmak uğruna hayattan feragatların mazi olmuş
köşeden gözlemliyor
pis pis de sırıtıyor
kodummu oturturum türünden hemde
laf aramızda
koyduda
vallahi koydu
neresinden baksan beş para etmez günlerdeyiz
hani demiştinya
dilde aynı özde farklı insanlar fazlalaştı
unutmadım
zaten unutturmayada niyeti yok
eksikliğin
şiddeetli geçimsizliklerin değişen zihniyetlerine yenik
nerde o eski bayramlar
ışıkhızı süratinde tükenen saatlerin kötümser kalmış sevimsizlikleri
ölü hayatın ölümsüzleştirdiği doyumsuzluklar
ve
yetmeyen geceler
dedimya
eski çamlar bardak olmuş
alıştım alıştım
sancılı hayretlere düşmekten alıkoyamasamda kendimi
sen kaynaklı sensizliğin iyimser türkülerine alıştım
kır kalemi hakim bey
kirlenmeden
yakışıklı öldü desinler
katli vacip sensizliğin hoşnutsuz saatlerinde
FUFUKA
Ömer YazıcıKayıt Tarihi : 6.1.2013 22:38:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!