bu gece
sen uyurken
eylülü peşime takıp
pencerenden içeri süzüleceğim
perdeyi kapatıp
yüzünü seyredeceğim
sen kaz kafalı, ben kuş beyinli
düşmüşüz bir alaza
tencere kapak misali
varsın aptallık olsun
ne diyeyim bilmem ki
bir güneş soldu, bir ceylanın gözünde
dizlerini kırıp çöktü olduğu yerde
duman oldu bir ülke, insanlar perişandı
doğa sustu, bulutlar sustu
ceylan gökyüzüne aldandı
ve perşembenin gelişi çarşambadan ayandı
İçimde serseri kırlangıçlar
Her yağmur damlasına kafa atıyorlar
Tuz ve buz
Beyaz değil
Şeffaf değil
engin derin sularda, yan gidiyor balıklar
ölümü unutuyor, balık gibi alıklar
bir şamar yapıştır yanağıma
içimdeki ateşe çağlayan gibi aksın
sen
sonbahar yalnızlığım kadar özel
suskunluklarıma
kutuplar kadar uzaksın
sen bilmiyorsun
bu saatlerde neler oldugunu
gülüşlerin değiyor
ve mülteci bir özlem düşüyor limanıma
oysa çığlık çığlığa
bu yıldızlar
mavi ve derin bir bir boşlukta
tutuşur mazinin kehanetleri
bir yanın çukur
bir yanın feza
dalarsın uzaklara




-
Mustafa Bay
Tüm Yorumlar"Şiir" lütfen, birazını bari aktife alın, okuyalım
Yoralım...