Kasım Ayında ¹⁸³
Kasım gelince romantik yürüyüşler yaparken ayaklarımızın altında kurumuş yaprakların çığlık sesini duyarız kulaklarımızda bir zaman bizde taze ve güzeldik der gibi hayat dolu her şeyde olduğu gibi zaman onların da sonu olmuş Kasım ayında.
Dağ köyü soğuk çetin olur bizim buraların güneş gider gitmez iliklerimize kemiklerimize kadar donarız üşürüz ister istemez hazırlanırız kışa elmaları, asmadan üzümleri toplarız kış odunumuz kesilir ormandan hızla buz gibi bir telaş düşüp dolaşır içimizde Kasım ayında.
Bir hüzün çöker içimize derinden derinden kanar durur seksen üç yıldır içimize içimize sonsuz bir aşk acısıdır ona duyulan on kasım yüreğimiz kalbimiz ağlar durur mavi gözlerine atam Atatürk diye diye Kasım ayında.
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta