Hamd ü senâ Hazret-i Hallâk’a yaraşır,
Zîrâ ki kevn ü mekân emrine baş eğmiş durur.
“Kun” nefhasıyla zuhûr eyledi âlem,
Bir lahzada arş u ferş nûruna gark olur.
Zât-ı İlâhî münezzeh her kıyas u vehmden,
Akıl hayrân, fikir mahv olur o sırlar önünde.
Lâ-mekân tahtında sâbit hikmet-i ezel,
Zamân secde kılar kudret-i sermed önünde.
Rahmân u Rahîm’dir esmâ-yı hüsnânın tecellîsi,
Afv u mağfiret deryâsı taşar her deminde.
Bir “yâ Rabb” yeter bî-çâre kul için,
Nidâ yankı bulur Arş-ı A‘lâ derininde.
Kader kalemini tutan Sensin ey Hâkim-i Mutlak,
Levh-i Mahfûz Sen’in ilminde sır olur.
Zerre kadar iyilik zâyi olmaz katında,
Mîzân-ı adâletinde her nefes tartılır.
Secde-gâhımda erir benliğim, varlığım yok olur,
Fenâdan bekāya açılır rahmetin yolu.
Dert de Sensin, dermân da Sensin,
Kul için her hâl Sen’den bir lütuf soluğu.
Ey Sultan-ı Lem-yezel, ey Mevlâ-yı Kâinât,
Sensiz bir an nefes almak dahi haramdır ruha.
Hamd Sana’dır, senâ Sana’dır, şükür Sana’dır,
Başka kapı yoktur bu âciz gönle, illâ Hû.
Kayıt Tarihi : 7.1.2026 13:59:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!