gece yarısından sonra açılan eski dondurmacılarda,
camın en kuytu köşesinde
kimsenin sipariş etmediği tek bir külah bekler.
altında damla sakızı...
üstünde bitter çikolata...
ikisi de erimez.
ikisi de yenmez.
çünkü onlar artık dondurma değildir.
biri, beklemenin beyaz kefenidir.
diğeri, vazgeçememenin siyah mezar taşı.
ay vitrinin camına vurdukça,
damla sakızı usulca reçine kokar.
bitter çikolata ise
gecenin bütün günahlarını içine çekerek sessizleşir.
sabaha karşı ilk güneş doğduğunda,
ikisi de aynı anda yok olur.
tezgâhta yalnızca iki damla kalır.
biri süt rengindedir...
diğeri gece kadar siyah.
dondurmacı her sabah onları siler.
kimse bilmez;
o damlalar su değildir.
birbirine kavuşamayan iki lezzetin,
her gece yeniden ölüp yeniden doğan aşkıdır.
ve belki de bu yüzden,
bazı tatlar damağa değil,
ruha kazınır.
çünkü gerçek imkânsızlık,
birbirini sevmek değildir.
aynı külahın içinde doğup,
aynı yaz güneşinde eriyememektir.
20dörtTemmuZ2bin2altı
Buğu DuyusuKayıt Tarihi : 24.07.2026 23:16:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!