o, yürüyordu.
kar, yağıyordu.
koluna düşen kar tanelerine baktı bir süre.
usta bir ressamın elinden çıkmışçasına düzgündüler.
her birinin özgün biçimleri vardı.
farketti.
Zülfü kimi ayağın koymaz öpem nigârum
Yohdur anun yanında bir kılca i'tibârum
İnsâf hoşdur ey ışk ancak meni zebûn et
Ha böyle mihnet ile geçsün mi rûzigârum
Devamını Oku
Yohdur anun yanında bir kılca i'tibârum
İnsâf hoşdur ey ışk ancak meni zebûn et
Ha böyle mihnet ile geçsün mi rûzigârum



