Gümüşi kanatlarını çekip iki yanına, yırtarak iniyordu göğün mavisini bir kartal bedeninde aşk.
Suya doyamamış, suyu anlamamış balığa bürünmüş mecnunun boğazına sarıverdi pençelerini.
Belki alıp da suyun saflığından, berraklığından, çekip onu mavi semanın sinesine daha da çok yaşatmaktı niyeti.
Ama su saf, gök kirli, su can, gök ölüm, su cennete nazır, kirlenmiş gök cihanın sahteliğine değmiş idi.
Yaşamadı mecnun, yaşayamazdı da, çekip çıkarıp onu aşkın adıyla saflığından, atarsan riyaya, yoksa mecnun suyu nerden bilirdi?
Yokluğunda ne ateşleri hasretimle yaktım da
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun
Devamını Oku
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta