Karşılaşma…
büyüyü bozmadan yaşanmıştı..
Hiç ama hiç görmeden kapı çalındığında bir gündüz vakti,
vişne çürüğü perdeler sonuna kadar açılmıştı.
Her yer aydınlıktı, güneş eski, antikamsı sofanın döşemesini ısıtmıştı sıcacık…
Fon’da taş plaktan yunan ezgileri dağılıyordu odaya.
Yürüdükçe kabaran toz tanecikleri, ışığın hüzmesinde samanyolunu andırıyordu …
Gel; n'olursun, içimde umûdum tükenmeden!
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..
Devamını Oku
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta