Karşılaşma…
büyüyü bozmadan yaşanmıştı..
Hiç ama hiç görmeden kapı çalındığında bir gündüz vakti,
vişne çürüğü perdeler sonuna kadar açılmıştı.
Her yer aydınlıktı, güneş eski, antikamsı sofanın döşemesini ısıtmıştı sıcacık…
Fon’da taş plaktan yunan ezgileri dağılıyordu odaya.
Yürüdükçe kabaran toz tanecikleri, ışığın hüzmesinde samanyolunu andırıyordu …
Hayatta ben en çok babamı sevdim
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim
Devamını Oku
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta