Sesini duymuştum büyüğümün, telefonda geçen yıl; küçüğümünkini dört yıl önceydi…
Görmedim yüzlerini epeydir, saymadım kaç yıl oldu ayrı ayrı? ! .
Bazı görürüm yolda, karşımdan gelen bereli bir delikanlı, ara sıra da önümden giden sırt çantalı genç; ne ben ona bir şey derim ne de o bana, öyle geçer gideriz, kimi karşı kimi zaman da arka arkaya; yollar bitmez biz biteriz anın içinde; sızlar burnumun direği!
Düşümde gördüm sabaha karşı, büyüğümü öperken kalınlaşmış biraz dudakları hasta mı ne, dökülmüştü saçları; küçüğümü 5-6 yaşlarının saflığında çocuksu oyunlarda yaşıtları gibi büyümekteydi; çullandım üzerine oynaşmak için, nasılsın baba, ne yapıyorsun dedi? ! .
çan eğrisi tersten işlemekte
tümlüğe eksik zamanlara kucak;
kırka iki kala keşfim
bir dehliz, beynimin çıkmazında...
uzaktan bakan benim
Devamını Oku
tümlüğe eksik zamanlara kucak;
kırka iki kala keşfim
bir dehliz, beynimin çıkmazında...
uzaktan bakan benim