1.“bakıştılar
uzaklık dediğin ne
o yakınlık daha bin yıl aşılmaz.. Altan Doğan
tanıştılar gözden ırak
büyüdüler mevsimsiz..Feriha Deniz Esen ”
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Emeğinize sağlık.Güzel bir çalışma olmuş.Kutluyorum.Saygılar.
Şair imecesi böyle oluyor demek ki...
Sanat üretme adına olgun bir buluşmanın izini sürdüm dizelerde.
Ortak odağa yönelik harika bir şiir yapılandırması bu sayfada çok şık duruyor.
Tarafları tebrikliyorum.
Erdemle.
Ben bir şair değilim...Şiiirden pek anlamam...öncelikle bunu belirteyim
şiirinize gelince,sıkı bir çalışma olmuş, emek verildiği belli ....ama sanki birbirini tamamlamıyor gibi...kopukluk var aralarda....ya da bazı noktalarda duygular bütünleşememiş ...
Beni mazur görün, şevkinizi kırmak ya da sizi incitmek değil amacım...sadece hisettiklerimi yazdım
Her iki şairimizin de kalemine, yüreğine sağlık ...
Kutluyorum..........
Karma II.
1.“bakıştılar
uzaklık dediğin ne
o yakınlık daha bin yıl aşılmaz.. AD
tanıştılar gözden ırak
büyüdüler mevsimsiz..FDE”
2.“bakıştılar
doku-n-mak kıskandı
kızaran ay'ı..AD
Tanıştılar
Danışmadan..FDE”
3.“bakışmak mı ağırdır
onca bulut mu
diyebilsem hafiflerdi
dilimdeki çağ..AD
Tanıştılar onca bulut yükünde..FDE”
4.“kim kimde kalır bakışırlarken
nar çiçeği söylesin
utandırmadan bizi …AD
Tanışıklıklarla çıktılar yola
Kızıl utanç sustu…FDE”
5.“bakışmak
birbirine verdikleri söz
-ben sen miyim?
-sen ben misin? diye sormak yok..AD
tanışık parmaklar iç içe
usuldan bir usül.. ….FDE”
6.“tanışmaya uzandılar başka dünyadan
onun için güzeliz dünyada....heyhat! ....AD
Bakışmayı tanıdılar kendi dünyalarında
onun için güzeldiler ölümde Heyhat! ....FDE “
7.“bakışırlarken
ne olur bilir misin
cama çizilen güle?
canlanır....yürür.....AD
tanışırlarken
Hiroşimadan küllenir
Ganj nehrine gülleri…FDE
8.“elleriyle bakışırlar ne sandınız ki
şiire ve aşka öyle ölünür…AD
tanıştıkları an ölür
aşka kıyan şiirler..”
10.“bakışarak
yeryüzüne inerler bazen
elbette hayalleri yıldızlara emanet….AD
tanışarak
yaryüzüne bakarlar soluksuz…FDE”
11.“bakışsalar
unutulur gerçek
anımsanmaz düş
sanki bütün yıldızlar gözlerinden dökülmüş …AD
tanışsalar
yine de görürler aynı rüyayı…FDE”
12.”bakışırlar
birbirini unutmak için
yoksa nasıl doğarlardı
birbirlerinden….AD
tanışırlar
birbirlerine tutunmak için
yoksa nasıl ölürlerdi kimsesiz..FDE”
13.”bakışarak
saklarlar birbirlrini
kim kimin hırsızı
belli değil dünyada…..AD
Tanışarak
Yolcu ederler birbirlerini
Susuz bir yaz gibi..FDE”
14.“bakışırlar
sözün bittiği zaman
''süpür süpür'' der suskunluk
öğrenilmiş dünyayı….AD”
tanışılmış bir yeminle susar
aşk sonatı…..FDE
Feriha Deniz Esen
****************************
Saygı değer arkadaşım Feriha Hanım, şiirlerinizi okuyunca yorumlamak istiyorum ve yorum yapmak konusunda çok zorlanıyorum.Öncelikle bu gerçeği itiraf edeyim.Neden zorlanıyorum işte bunun cevabı çok mühim..
Neden zorlanıyorum ??
Çünkü şiirinizi yorumlamak için ele aldığımda o kadar çok yön görüyorum ki acaba hangi yönlerinden ele alayım diye zorlanıyorum.
İşte mesela bu şiiriniz....O kadar çok kelime çeşidi kullanmışsınız ki sanki büsbütün hayatı şiirin içine almışsınız.
Gönlünüze tebriklerimi gönderiyor, başarılarınızın devamını diliyorum..Kalem elinize yakışıyor be şair........
Mustafa EROL
Bu şiir ile ilgili 5 tane yorum bulunmakta