EN İYİ TERBİYE HADDİNİ BİLMEKTİR.
font face='Comic Sans MS' color='black' size='0,5'
Kelimeler dilsiz, lügat yalancı
Gönülde eyvahla aman karıştı.
Pusulasız yolcu, mekânsız hancı
Yön bilmez rehberle, zaman karıştı.
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Babacığım;
şiirini kaçıncı okuyuşum bilmiyorum....çevreme baktığımda birileri hak hak diyor haktan haberi yok....kul hakkı yiyip hak diyenler insan kalbi kırıp başını secdeye koyanlar hak divanına duranlar acaba gerçekten layıkmı hakka....yunus emrenin bir şiiri var BİR KEZ GÖNÜL KIRDIN İSE BU KILDIĞIN NAMAZ DEĞİL.....herşey insan üzerine herşey sevgi üzerine herşey yürek üzerine kurulduğuna göre kul hakkı yiyip insanın canını yakıp paran varsa dininde var gibisinden hareket eden bunu kendilerine paravan olarak alıp inancı maddiyata çeviren insanlar ne kadar inanaçlarına sahip bu tartışılır....taşlı gümüş yüzük taşımayla hakka kul olmak çok ayrı hakka kul olmak yürekte başlar dilde başlar ruhta başlar özde başlar.....keşke O YARADANA layık olabilsek...
Babacığım;
yine coşturdun beni kelimeler boğazıma düğümlendi....yine koptu içimde birşeyler dağlar devrildi fırtınalar dindiremediğim fırtınalar söndüremediğim ibrahimsi yangınlar yüreğimde....senin yazdıklarını okuduğumda hep böyle coşuyorum işte....yüreğimi bilirsin ya babam bilirsin ya hani acılarımı....yürek sancılarımı....her satırın bana bir şeyler öğretiyor bir şeyler hatırlatıyor....RABBİMİN lutfusun babacım yüreğin dert görmesin........YARINLAR GÜZEL OLACAK......
saygı sevgi ve dua ile...
Kızın
Sakine AYDIN
Değerli abim, hayatımız düzen girdi diye sevinsek bile, toplumsal hayatta o kadar çok karışıklık var ki, varmış ki, hatırlatan şiiriniz ve değerli dikte eden dizelerinize teşekkürler...
Şiirinizde bir satırı bile ayıramadım diğerlerinden...
Sevgi ve muhabbetlerimle
Fermanla, derman;
acıyla, tatlı;
maziyle, ati;
deliyle, veli......
Hepsi içiçre, kol kola...
Zaman karıştı, evren yarıştı...
Tebrikliyorum, saygı, sevgiyle....
haklısın dostum haklısın
sevgilerimle
Kül-e çevrilmeden REHBER olunmuyor.
Bu yüzdendir ki,
-Hedef, ümit, amaç, güman karıştı-
Selamlar.
Ruhsuz cemaatçi, çaresiz acı
Meydanda sap ile saman karıştı.
Kaşlı gümüş yüzük başının tacı
Halefte din ile iman karıştı.
Selâmlar Hocam...
Şiir mi okumak isteyen var, nasihat dinlemek isteyen mi?
İşte size eser...Okuyun,öğrenin ve zevk alın şiirden..
Mükemmel bir eser olmuş üstadım.
Kalem elinize, bilgelik dilinize yakışıyor.
Allah eksikliğinizi vermesin.
Selam ve saygılarımla
Pusulasız yolcu, mekânsız hancı
Yön bilmez rehberle, zaman karıştı.
Ruhsuz cemaatçi, çaresiz acı
Meydanda sap ile saman karıştı.
Pusulamızı da şaşırdık, rehberimizi de abi... Çok güzel şiiriniz ve nasihatınız için teşekkürler. Sevgi ve saygılarımla
Bu şiir ile ilgili 8 tane yorum bulunmakta