Biz eskiden , çok eskiden , alfabem son harfini kaybetmeden önce , aynı yastığı ıslattık seninle aynı dertten.
Hep sözcüklerleydi derdimiz.
Kardeş kelimesinin anlamını genişletirdik her yeni gün.
Biz eskiden , sanki çok eskiden , alfabemden silinmeden son harf , acıya daha fazla ne kadar gülebiliriz diye sınırlarımızı zorlardık.
Hep zamanlaydi problemimiz.
Yan yana olduğumuz günü nasıl uzatabiliriz olurdu tek derdimiz.
Takvime bakmazdık, günü , ayı , yılı çok takmazdık.
Anlat bize yürüyüşün güzelliğini
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Devamını Oku
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını