Ruhumdaki sabır, kalbimdeki aşkla kurdum
kor dantellerden bu yolu, ormanın altına
yeter ki oku onu.
Senin gördüğün ağzımın kenarında duran dua,
ben ayaklarımın altındaki toprağa, döktüğüm
gözyaşına inandım. Öyle uzun ki dünya;
Biz ince bel, ela göz, sütun bacak için sevmedik güzelim
Gümbür gümbür bir yürek diledik kavgamızda...
Ateşin yanında barut, barutun yanında ateş olasın diye! ..
Rakı sofralarında söylenip, acı tütün çiğnercesine sevdik
Anlayamadılar...
Devamını Oku
Gümbür gümbür bir yürek diledik kavgamızda...
Ateşin yanında barut, barutun yanında ateş olasın diye! ..
Rakı sofralarında söylenip, acı tütün çiğnercesine sevdik
Anlayamadılar...




Hmmm, boşa dememişiz 'Şaşırtacak şiir, iç kâfiyeler var' diye.
Kahretsin, bugün yine çok yakışıklı.
Pardon.
Kahretsin, bugün yine haklıyım.
Şair hangi ödülleri aldı bilmiyorum ama bence behçet necatigil ödülüne layık bir şair...tam anlamıyla necatigil üstadı bir familya kabul edersek, birhan kardeşimizde tam olarak necatigillerden...
ince bir ruh...derin bir gözlem..kaneviçe işçilik..ince ve çelebi bir siluet..bu bir tarzdır..necatigiller familyasının tarzı..''yumuşak atın çiftesi pek olur'' atasözünü doğrulama yöntemi içinde yazan şairlerdir bunlar..
necatigil olmuş mu şair..bu şiirine bakınca epeyce yaklaşmış diyorum. Şairin şiirinde ,zaman yavaşlatılmış çekimde kaydedilmiş.....ama necatigil gibi zamanı donduramamış...belki başka şiirlerinde yakalamıştır üstadı..
şiirin tinleri de zayıf değil doğrusu..kor'dan , rüzgardan , kozmik tinlerden , yol ve bitki tinlerinden istifade etmiş..
Bendenize böyle gözüktü şiir..herkesin baktığı tepe ayrı elbette..
saygılarımla..
Saygıdeğer Günün Şiiri Editörü;
Normal üye olarak şiir eklerseniz, eklediğiniz şiirler Antoloji Yetkilisi tarafından şekilsel özellikler açısından kontrol edilir ve bu süre içinde ziyaretçiler tarafından görülmez. (Bu işlem duruma göre 1-7 gün alabilir.)
Normal üye olarak ekleyeceğiniz şiirinizi daha sonra değiştiremez, silemezsiniz. (Değişiklik ya da silme isteklerinizi bize yazarsınız; Antoloji yetkilisi bu işlemi sizin için yapar)
Normal üye olarak HERHANGİ bir kişi adına şiir (Örneğin Orhan Veli'nin Antoloji'de yer almayan bir şiirini) kayıt edebilirsiniz.
Şimdi bu yukarıya aldığım açıklamalardan sonra sizin kaydetmediğiniz bu şiiri 27/10/2012 tarihinde bir başkası kaydetmiş, Antoloji Yetkilisi tarafından şekilsel özellikler açısından kontrol edilmiş. Kontrol etme işlemi 1 ila 7 gün içerisinde oluyor açıklamaya göre ve ziyaretcisine bu kontrolu geçtikten sonra görünüyor.
Diyelim ki bu şiir, o kafa karıştıran es geçilmiş aralıklarıyla kontrolden geçip 28/10/2012 tarihinde görünür olmuş olsun. İktisat derslerinde gördüğümüz Lifo (Last İn First Out) gibi bir durumda, bir şiir seçicisinin dikkatini çekebilmiş ve bu şekliyle onaylanıp hatta güne Günün Şiiri olarak gelebilmiş bir şiir. İyi ki gelmiş çünkü, anlayanlar anlamayanlara anlatırken şiirin aslı da sayfada salındı.
'gocunma' kelimesini bana, üstüne 'alınmama' kelimesini de kendinize yakıştırmışsınız. Ben çok bilmiş diye yazarsam sizin isminizi mi yazmış oluyorum, bunu anlamadım.
Siz bana başka bir şey söylemek mi istiyorsunuz da ben anlamıyorum, onu da anlamadım.
Aklıma bir Orhan Gencebay şarkısını getirdiniz, çok yaşayın e mi.
Hatasız kul ooolmaaaz
...
...
Saygılar,
Hata elbette yapılabilir. Bunu sorun etmeye gerek yok. Yeter ki düzeltebilelim. Burada da o düzeltme yapılmış işte. Şiir adına teşekkür ediyorum.
Not: Yıllarca editörlük yaptım. İşim düzeltmek ve bazen de düzyazıları yeniden yazmaktı. Ama hiç bir şairin/yazarın basılmış ve yayımlanmış eserinin tek bir noktasına bile dokunmam, dokunanmam. Dolayısıyla yukarıdaki şiirin orijinal halini öylece alıp getirdim.
Kimseyi kimseye anlatmak, sevdirmek, açıklamak gibi bir görevim ya da niyetim yok. Şaire saygıdan kaynaklanan bir müdahaledir yaptığım. Ne mutlu ki ciddiye alınıp kabul görmüş...
Saygıdeğer Meneviş Köylü hanımefendi !
Hata yapmak bütün canlılara mahsus bir husussiyet iken.Hatasından dönmek ve bir daha yapmamaya çalışmak insana mahsus bir hususiyettir.
Şiirin siteye kaydını günün şiiri editöryası yapmamıştır.Dolayısıyla metindeki hatalar bize ait değil.Naime hanım doğrusunu göstermiş ve biz de doğru olanı kaydetmişiz.Bunda , bunca gocunup sitem edecek ne var anlayabilmiş değilim.Kem söz sahibinindir düsturu gereği 'çok bilmiş' ifadenizi üzerimize alınmadığımızı da ayrıca beyan etmek isterim.
saygılar
Günün Şiiri Editörü
Naime Hanım'in yorumunda yazdığı gibi 'kafa karıştırması' meselesini, şiiri şiir(!) kalıbınıza koyup sunmanızdan belli ki, illa bu şiiri sevcez.Hem sevmek ne kelime, bu şiiri kendi anladığımız gibi değil, çünkü, kendi kendimiz hep yanlış anlıyoruz, hep önce birinin yorumunu okuyacağız. Okuyup da anlamayanlar için basitleştirilmiş şiir formunda sunulacak şiir. Daha da anlamazlarsa... yani, anlarsınız ya.
Birhan Keskin kimmiş, nerde doğmuş, nerde yaşamış, ne görmüş, ne duymuş gibi hayatı kısmına ekleme yapak yerine şiiri kalıptan kalıba sokup anlamayana(!) illa anlatma gayretinizi de pek anlıyamadımdı. Ya şair şiirini yazarken o ARALIKLARI bilerek ES getmişse n'olacak?
Ama şairi şiirini o aralıkları es geçerek yazmadı. BU şiir başka adreslerde Naime Hanım'ın buraya taşıdığı gibi kayıtlı. Kendisi tesadüfen identik düzeltmiş olabilir.
O ARALIKLARI, şairin şiiri buraya kaydeden çok bilmiş(!) ES geçerek daha yeni kaydetti. Şurda oturmuş şairin şiirini eleştiriyoruz...
Ne haddimize!
Saygılar,
Saygıdeğer Naime Erlaçin Hanımefendi !
Şiir metni ile ilgili düzenleme ,foruma yazdığınız şekilde dizeler ayrıştırılarak kaydedildi.Gözümüzden kaçan bu tür yanlışlıklar yapabiliyoruz..Şiirleri kaydedenin şairi olduğu varsayımından hareket ettiğimiz için metinler üzerinde oynama yapmamaya özen gösteriyoruz.
Uyarıp düzeltmemizi sağlayıp şiiri daha okunur ve anlaşılır kıldığınız için teşekkür ederim efendim.Saygılar
Günün Şiiri Editörü
Oldum olası anlamam şiirden.Şair anlatan adem değil diye inandığımdandır..hissettiren kaleme sahip olana 'şair ' demek gelir içimden, bu şiiri okuduğumda geldiği gibi..
Şiirin kafa karıştırması biraz da aralıkların es geçilmiş olmasından kaynaklanıyor. Dizeler nefes almadan birbirinin üzerine bindirilmiş gibi...Bir yararı olur mu bilemem ama normal halini yazayım dedim...
- KARINCA-
Ruhumdaki sabır, kalbimdeki aşkla kurdum
kor dantellerden bu yolu, ormanın altına
yeter ki oku onu.
Senin gördüğün ağzımın kenarında duran dua,
ben ayaklarımın altındaki toprağa, döktüğüm
gözyaşına inandım. Öyle uzun ki dünya;
katlanmaya, kıvrılmaya, açılıp çarşaf olmaya.
Mümkündür yol yapmaya bir ömür, yol almaya.
Ah! yine de yolumdaki kederi kimse bilmesin,
büyüsün, genişlesin, dolansın ömrümü;
kapısı kapalı çoktandır, penceresi dargın.
Kim anlayacak bu kor işaretleri?
Kimsenin dilinden okunmasın içimde ufalan.
Ovada ve dağda saklı bir mavi için
düştümdü yola. Benim de yaban bir çığlığım vardı,
çok zaman oldu, teslim ettim onu rüzgara.
Kışa girdik kıştan çıktık
ama değişmiyor insan
karınca duası diyorlar ördüğüm yola...
Birhan Keskin
Ben bu şiiri anlamadım dersem yalan olur. Anlamasına anlaşılıyor da, şiir makamı yok. Üstelik Ahmet Bey'in tavsiyesinden önce Naime Hanım'ın yorumunu da okumuştum. Hani bu şiirde geçen 'Kışa girdik kıştan çıktık
ama değişmiyor insan ' gibi hem şiiri hem yorumu okudum, yok.
Dün bir şiir okumuştum. Tamamen tesadüf, bu şiiri okuyunca dedim kimindi ki okuduğum şiir? Hafızamda şiir kalmış ama isim yok.
Bilgisayarda geriye dönük açılan sayfalara bakmaya başladım ve buldum ve getirdim.
Her iki şaire de saygılar,
Karınca Duası
gümüşî bir dolunay vaktinde gecedir iklim
heybetli dağların sibirya serinliğinde
rastladım
kıl ince ayak izlerine rastgele
sedası stranlar ile yarışan
gerdanı kınalı alaca kekliklerin
nazlı-serin çağıldayan avaşin’lerin
doyumsuz lezzetine çivileme dalıvermiş
o buzul parçası berrak pınarlardan
yudum yudum su içen karıncaların
minnacık ağzındaki saf dua’sıyım…
sonra
kaynayan bir güneş altında hummalı bekleyişler
güz yanığı bereketli tarlalar uzanır
ki uçsuz-bucaksız
ve altın sarısı yüklü başaklarda
iri, olgun, ç/alımlı gövdeler
ırgatlar
rençberler
fukara köylüler
derme çatma gölgelikler kurulmuş uzaklarda
emeğin alın teriyle güreş tutmasına benzer
tırpan tutan nasırlı ellerin işleri
onlar ki
dayanılmaz acıların
ve dört mevsim sefaletin
yırtılmış paçalardan usulca aktığı
sudan ucuz gündeliklere razı edilmiş
modern çağın sahipsiz p/aryalarıdır...
bilinmez acıları vardır
düşleri kadardır her biri!
anlatılmaz düşleri ki, sınırsız evren!
ıslanmışın pervası olmazmış yağmurdan yana
ve uğraş gerektir insana
sel gider
kum kalır çünkü
maviş koynunda çağıldayan derelerin
her yağmur sonrasında ormanlar yeşil
hançeresi yırtılmış anlaşılmaz naramız ki
yankılanmış gök gürültüsüdür
ıpıssız bozkırlarda
terk edilmiş ovalarda…
zindan kesilmiş bulutsuz bir gökyüzünde
deli fişek turnalar süzülür, yürekleri güleç
zehir zemberek sözlerine kurşun sıkılır hani
talan edilmiştir, uğraşımız nice devran
soframızdaki bir dirhemlik lokmaya bile
ezelden şerh düşmüştür
beğler
ağalar
kömür gözlerine can feda olsun ey dilber!
kefeni yırtılmış yalan ömrümce
el sürmedi harama bu eller
payandamız olmadı, efendimiz de!
zahmetsiz rahmet olmaz diyerek
ve iştahla dişleyerek yavan ekmeği
yoksul hayatların koynunda rahvan
yenilmez bir süvariyiz ki buyruksuz
ve bıçkın rüzgarlar gibi asiyiz heyyy…
2012/
Alpaslan Akdağ
Bu şiir ile ilgili 31 tane yorum bulunmakta