Günler ölü doğar avuçlarıma
Düşlerin mızrabı suskun
Takvim yaprakları düşünce asılı duvarda
Hüzünlü şiirler doluşur dudaklarıma
Her mısrası acı çığlıktır yüreğimde
Sorarım kendime nerede nasıldır
Yüce dağların ardındaki diyarlarda
Zamansız açan çiçeklerim üşür kar altına
Yüreğimde beslerim sana özlemlerimi
Koca bir ömrü sığdırmışım sevdama
Ellerin kokulu mektuplarını
Yüreğime cemre düşüren gülüşlerini
Beklerim dört mevsimin her sabahında
Birikmiş hatıralara sarılır kollarım
Canım tenine, kulağım sesine susuz
Ölümün rengine boyanmış anılarım
Dil susar bir gün canda susacak
Bir gün şey susacak biliyormusun
Kalemim yorgun düşer hasret dolu mısralara
Dünyanın aynası çocuk gözleri gibi
Güzel günlerimizin özlemindeyim hala
Asılsız bir rüya düşer geceme
Erguvanlar sarkınca kipriklerin ucunda
Yarı hayal yarı gerçek görürüm seni
Uyanınca yine yalnız yine boş bir hayat
Zaman erken koyverir hayat dümenini
Elimde boyası tükenmiş kalemim
İçimde kırık dökük kelimeler
Dilimde aynı türkünün nakarat
Mısralarımda yazılı üç kelimelik ismin
Canım yanar canım canına susuz
Cam kırıkları gibi dağılmışım kaldırımlarda
Duyarmısın sesimi gelirmisin bu bahar
Kardelenler uyandığında gel
Ihlamurlar çiçek açtığında gel
Çünkü meçhul diyarlara son yolculuğum var
Bilinmez ölüme kaç zaman var
Kayıt Tarihi : 20.11.2018 21:49:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!