Çoktan seçmeli değildi sinir sistemimi alt üst eden başıboş gerekçelerin gerçekliği ama ben çoktan seçiyor görünüyordum her şeyi bir manyak gibi. Adaptasyonum her gün erteleniyordu dünyaya. Kaçamaklığında tesadüf oluyordu bakışların ben ise cerrahi bir maksat arıyordum gözlerinde. Kardelen kadar asi, kardelen kadar deli. Zehirden kibrit olmuştuk ve her çaktığımızda zehirleniyorduk ve öylesine zamanlarda çıkıyordun karşıma. Korku çocukluğuma ikincil bir hüzün katarken yirmili yaşlarımda, kurşun kalemimin yumuşaklığı oranında kahramanlar uyduruyordum hikayelerime kahramanca. Çoğulcul bir menfilik okunuyordu sabır taşlarında. Karanlıklar kaçak yapıtordu yalnızlığıma mesnet dakikaları ve limanlara yanaşmadığını anlıyordum bütün gemilerin demir atan sessiz zamanlarında. Ve öylesine zamanlarda çıkıyordun karşıma. Kapı aralığına dolan gıcırtıya, kalabalıklardaki yalnızlığıma ve antep fıstığının kabuğuna çıkıyordum zıvanadan. Ölçeksiz haritalarda ve çayıma iki ölçek şeker kattığım zamanlarda hesaplıyordum aramızdaki mesafenin gidilebilirliğini; mesafeyi sen şekeri ben artırıyordum. Tasarrufa gidiyordum ciğerlerime doldurduğum oksijenden ve kurduğum cümlelerden. Öznenin, tümlecin ve yüklemin minnettinde eziliyordu dudaklarım. Ve öylesi zamanlarda çıkıyordun karşıma öylesine. Uzun düşlerimde ağlatıyordu ve boğazımı kurutuyordu iklimin karasal özelliği. Ter tacak zamanlarında zar atan çocukların varlığındandım oldum olası. Cümlelerin devrikliği ilgilendirmiyordu kimseyi kafiyelerin güzelliğiydionlarn derdi. Vasıfsıs tanrıçaların dedikodularını duyuyordum hakkında; kardelen kadar asi kardelen kadar deli. Bense ne kadar gülümsesem yine mahzun çıkıyordum fotoğraflara. Rakamlar ilerledikçe takvimlerde mutlu oluyorduk bir ölüm ilanına rastlamadığımız müddetçe.
Yelkovanı kıskanırsa bir gün akrep kendini yakacak öylesine. Kardelen kadar asi
Kardelen kadar deli
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta