Bazı bağımlılıklar sessiz başlar,
Bir kadehte, bir dumanda,
Bir “son kez” denilen gecede…
Alkol olur, uyuşturucu olur,
Kumar, internet, sigara…
Adı değişir ama yol aynıdır.
Önce yükseltir seni,
Kalbin hızlanır, dünya parlar.
Sahte bir cesaret,
Geçici bir mutluluk verir.
Ama her sarhoşluğun ardında
Derin bir çöküş gizlidir.
Ve o çöküş,
Hayatın en karanlık saatlerinde gelir.
İş kaybolur,
Ev sessizleşir,
Suç kapıyı çalar,
Beden yorulur, ruh paramparça olur.
Ama yalnız sen yanmazsın bu ateşte.
Çevrendekiler de kül olur yavaş yavaş.
En kıymetli olanlar,
Gözlerinin önünde erir.
Sevdiklerin,
Uçuruma sürüklenişini izler çaresizce.
Bazı kaderler
Trajik bir sonla mühürlenir.
Bazı hikâyeler yarım kalır,
Bir daha anlatılamaz.
Ama…
Her karanlık gece gibi,
Bazı hayatlarda da bir sabah vardır.
Yeniden temiz olma umudu,
Titrek ama gerçek.
Bir nefes kadar yakın,
Bir adım kadar zor.
Ve bazen,
İnsan en dipteyken
Yukarı bakmayı öğrenir.
Karanlığın içinden
Işığa doğru yürümeyi…
Ve eğer bir gün,
Ellerin titrerken aynaya bakarsan,
Orada hâlâ kendini görürsen,
Bil ki her şey bitmedi.
Çünkü bağımlılık bir kader değildir,
Sadece zor bir yoldur.
Ve bazıları karanlıktan geçerek
Işığın değerini öğrenir.
Bir adım…
Sadece bir adım.
Karanlıkla umut arasındaki
En uzun mesafe budur.
Bir dumanla başladı her şey,
“Benden bir şey olmaz” dediğim gecede.
Bir yudum, bir hat, bir tık daha…
Herkes “kontrol bende” der,
Kimse düştüğünü fark etmez.
Önce uçurur seni,
Kral gibi hissedersin kendini.
Cepler boş, gözler dolu,
Cesaret sahte, mutluluk borç.
Sabah gelince tahsilat başlar.
İş gitti, ev gitti,
Ayna bile yüzüme bakmıyor artık.
Suç kol geziyor sokakta,
Ben zaten içindeyim.
Beden dökülüyor, kafa dağılmış,
Ruh çoktan kan kaybında.
Ama en ağır darbe,
Yanımdakilerin yüzünde.
Annemin susuşunda,
Sevdiğimin gözlerini kaçırışında.
Ben batarken,
Onlar da benimle gömülüyor.
Bazıları buradan çıkamaz,
İsimleri duvarlara yazılır.
Bir “ah”la biter hikâye,
Kimse hesabını sormaz.
Ama bak…
Hâlâ nefes alıyorsan,
Demek ki oyun bitmedi.
Bağımlılık kelepçe,
Ama anahtar hâlâ sende.
Bir adım atarsın,
Dizlerin titrer, korkarsın.
Ama sokak şunu öğretir:
Ayağa kalkmayı bilen,
Yere düşmekten utanmaz.
Karanlıkla umut arasında,
Tek yol ileri.
Bu sadece bir adamın düşüşü değil,
Bir evin yavaş yavaş dağılması.
Mutfakta soğuyan yemek,
Salonda susan bir televizyon,
Kimsenin göz göze gelmediği akşamlar…
Anneler uykusuz,
Babalar çaresiz.
“Geçer” diye beklenen şey
Yıllar alır, can alır.
Bir bağımlı büyürken,
Bir aile eksilir.
Çocuklar bu evlerde büyür,
Korkuyla öğrenir hayatı.
Bağırmayı normal sanır,
Yokluğu kader zanneder.
Daha oyun çağında
Zehir tanır adını.
Sokak öğretir onlara gerisini:
“Bir dene” der,
“Bir şey olmaz” der.
Ve o masum merak,
Bir ömürlük prangaya dönüşür.
Gençlik gider,
Hayaller çöpe atılır.
Hayatlar yarım kalır burada.
Kimi hapishanede,
Kimi mezarlıkta biter.
Bir fotoğraf kalır geriye,
Bir de “çok iyi çocuktu” cümlesi.
Çünkü bu yolun ucunda
Sadece karanlık yok,
Ölüm de var.
Sessiz, soğuk,
Erken gelen bir ölüm.
Ama yine de…
Bazıları geri döner.
Yaralı, kırık, eksik…
Ama hayatta.
Ve belki de tam bu yüzden,
Bu hikâye anlatılmalı.
Çünkü bir kişi durursa,
Bir çocuk kurtulabilir.
Bir aile dağılmayabilir.
Bir hayat,
Toprağa erken girmeyebilir.
Karanlıkla umut arasında,
Bazen bir söz
Bir hayat eder.
15.02.2025
Sevim Şahin
Sevim Şahin
Kayıt Tarihi : 28.12.2025 21:18:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!