Bir çareyim karanlık duvarlarda
Kalbimin karanlık kıyılarında
Ararken aşkı sabırsızlık yaptım
Anladım kader alın yazım
Şimdi iyiyim, kafam güzel
Seni düşünmeden hayat bana özel
..
Karanlık bir gece...
Ve baş ucumda paketlenmiş beyaz ve pembe hayaller...
Ve onu çepe çevre saran puslu ve bulanık düşünceler
Ki tam ortasında sen; beyaz pelerinli sen
Sessiz, sakin ve mahzun bir sen...
...
Karanlık bir gece...
..
I.
Saat dursa da akar zaman. Görmenin tek yolu vardır; kötülüğe yakın durmak. Bu, kötülüğün gerçeğini değiştirmez, onun yaratacağı sonuçlara ve ona karşı yürütülecek savaşlara engel oluşturmaz. Kötülüğün rengi koyudur. Karanlık; karanlık, karanlık, karanlık, karanlık, karanlık, karanlık, karanlık, karanlık, karanlık, karanlık, karanlık, karanlık, karanlık ve karanlık! Sürekliliğin ve yaşamsal olanın nefes aldığı yer. Yani ışığı belirlemeye yarayan, karşı gerçek. Karanlığın içinde yaratılan, üretilen (ve yaşanan) her şey aydınlık bir çağrıdır.
Ve böyle bilinmelidir!.
2.
Saat dursa da akar zaman. Tüm gerçek şeyÕler karanlıktan aydınlığa bir yolculuktur. Karanlık habercisi değildir kötülüğün (hele yaratıcılar hiç değil). Kötüye tutulan ışık, kendinden önce kötüyü, kötülüğü aydınlatır. (Yalnızca kendini aydınlatan iyilikten kuşku duymak gerekir; gerçek kötülük o aydınlıkta gizli.) Hepimiz için ve her zaman! Zamanın azarladığı bu çocuklar, gördüğü düşleri bile hayra yorarlar. Aydınlık düş olmadığını anımsa! Bu karanlık dehlizden geçmek gerek. Geçmek gerek başkalarının hayatlarından ve tüketmek gerek hiçkimseyi...
Herkes hiçkimse aslında.
..
Karanlık gecelerin koynunda sevişirdik seninle.
Gözlerimi gözlerinden kaçırsam/Bakışlarını dayardın şakağıma.
Gecemizi aydınlatırdı/Mor ötesi hüzün yüklü bulutlar.
Teninde nefesimi hissetmezsen/
Bulutlarla beraber ağlardın/ Üstüme,üstüme
Karanlık gecelerin koynunda sevişirdik seninle.
..
Kolayca yaşayabilsinler diye fuhuşu,, adına aşk demişler, aşk imkansız olandır ve kolay elde edilmeyendir, karanlık köşelerde sürtüşmek değildir...
..
(Cemil Meriç hakkında bir şeyler yazmaya yeltenmek bile benim için bir büyük ukalalık, bunu biliyorum ancak, duygularımı söyleyecek kadar cesurum her zaman, tıpkı onun gibi. Bir damla, okyanus hakkında ne anlatabilirse ben de o kadar anlatacağım onu…)
Ben kendimi arıyordum Hint’in göklerinde, sesinde, şiirinde... Kendimi aradığım o yerde “Bir Dünyanın Eşiğinde” buldum onu (o mu beni buldu?) . Gözlerimiz benziyordu, dilimiz de… bir damla, okyanusa ne kadar benzerse...
Meriç’le geç mi karşılaştım? Bence hayır. Her şeyin bir zamanı var. O zaman henüz gelmişti. Daha önce de yaşamın bir köşesinde onu görmüştüm ama görmezlikten geldim… Onu dinleyemezdim. Bir sürü kuru gürültüyle doluydu çevrem. Dinlemiyor ama duyuyor, hissediyordum derinlerden seslenen bu adamı. Derinlerden… okyanusun derininden, göğün ve yerin derininden kopup gelen çığlığı hissediyordum.
Aynı denizin içinde yüzüyorduk sanki. Ben henüz karadan uzaklaşmış, bir türlü geri dönemeyen, akıntıya kapılmış bir potkal gibiydim. O ise, kendini okyanusun ortasında en derine prangalamıştı. Onu duyuyorum... Denizin diliyle konuşmak denebilir buna, tıpkı balinalar gibi titreşimlerle konuşmak.
..
Gündüzler neyse de,
Bir çöktü mü karanlık!
Sanki yüreğine iniyor insanın
Şu korkunç karanlık…
O bile neyse de,
Sessizlik var ya sessizlik;
Karanlıkla kardeş…
..
Savrulur hayaller sallanır eller
Ellerle söylenir, elde elveda
Susulmuş, konuşmaz tutulmuş diller
Ağlayan gözlerde yitik bir seda
Yolcular gidiyor sessiz sedasız
Bir hüzün kalıyor gerilerinde
..
Umutsuzluk çaldı kapımı
Bir baktım karanlık
Sorduğumda ne istiyorsunuz benden acımı
Karanlıktan kaçamadan kayboldu kapıdaki aralık
Karanlık kelepçeler üstümde
Sırtımdaki pürtüleşmiş kan var
..
Ağlarım yine karanlık gecelerde
Bügün bir kez kırdı kalbimi
Kalbimi yıktın beni anladım
Sebebini anlayamayıp çekip gittin
Karanlık sokağa kavuşmak için
Seni bekliyorum kavuşmayı düşünmedim
Bir gün gidersen dönerim yine hayallerime
..
Bu günde akşam oldu,
Donmuş gibi soğuk ay üstümüzde
Zalim şubat soğuğu bastırdı;
Ne kadar sarınsak, korunsak da nafile.
Yarında böyle yine akşam olacak
Yine karanlık sokaklara dalacaksın! ...
..
Kara insanlar
Karanlık ruhlar
Kara Afrika
İnsanlar,
ruhlar,
Afrika
Karanlık sadece.
..
ÖMRÜMÜN
(Hicaz şarkı)
Beni sevdiğini söylerdin, yıllar öncesi
Çözülsün karanlık şu hayatın bilmecesi
Her geçen gece ömrümün hicranlı gecesi
..
Zamansızım alaca karanlıklarda
Zifiri anlara giriftarım sonsuz karanlıklarda
Boğulan gün gelmez hayallerime
Uçsuz bucaksız karanlık sonsuzluklarda
Şimdi karanlığın girdabında kendimi kaybettim.
Son rutuşları yapıyorum hayatımda,bende ölüme dahilim
..
Yıldızın güneşten ışığı almasıyla,
Ay ve yeryüzü her şey Güneş’e bağlıydı.
Karadelikti büzüşmeleri.
Solan, kırılan, savrulan renklerdi.
Geriye siyah, hayır siyah değil kara.
Hem de zifiri hiç ummadığın kadar.
Daha nice şekilde örneklendirilir.
..
Uzadı gönlümde ki düşünceler
Karanlığı yırtarak uzak ışıklara doğru
Dalgaların sesi tırmalıyor kulaklarımı
Yakamoz görüntüsü bir başka güzel
İki ışık arasında ki mesafe zifiri karanlık
San ki öldürüyordu duygularımı
Akşam karanlığında ki düşünceler
..
Umutlarıma karanlık düştü!
Ay doğmadı bu gece,bir hüzün çöktü içime.
Yıldızlar sönük,heryer karanlık.
Ey kör karanlık,kimbilir ne gizemli hikayen var.
Karanlığınla örtüyorsun herşeyi.
Gizliyorsun ayıpları,ama en ufak bir sesi
İçinde yankılıyarak, büyütüyorsun
..
Karalıklar özgürlüğe götürmez
Karanlık özgürlüğü de öldürmez
Karanlık kendini karanlığa atar
Karanlığını özgürlüğün ışığı boğar
Özgürlük güvercin kanadında uçar
Güvercin uçar zeytin dalına konar
..
Karanlık sözler yazıyorum hayatım hakkında
Kimliğim, inançlarım işgal altında
Tabutumun üstüne zar atıyorlar
Cebimdeki adreslerden umut kalmadı
Karanlık sözler yazıyorum hayatım hakkında
Rüzgârın buruşturduğu polis raporlarında
..
Işığı söndürüyorlar ve lambanın beyaz gölgesi
bir süre daha ışıyor tümüyle yok olmadan önce, karanlık dolu
bir bardakta çözünen bir tabletmişçesine. Sonrası altalta üstüste.
Otelin duvarları yükseldikçe yükseliyor karanlık gökyüzüne.
Aşk hareketleri dindi artık, uyuyorlar
ama en saklı düşünceleri buluşuyor şimdi
..



