Karanlık gecelerde
Göremezsin yıldızı
Ama bilirsen gündüzü
Kalbinde kalmaz sızı
Aşk karanlık bir gce
Ölümüne sevgi
Çözülmeyen bilmece
..
Sen o mavi gecelerin ardından doğan güneş,
Ben ise dışarıda gün ışığını bekleyen sevda nöbetçisi.
Tutsağım ömür boyu sana hem aydınlanmaya hemde ısınmaya.
Sensiz bir dünya hep karanlık hep soğuk gelir bana.
Ne denilir böyle durumlarda pek de bilmem aslında,
Ama seninle aydınlanan bu kalbi yalnızlığa bırakma.
..
Bugün de batıyor güneş, yeniden doğmak için. Çatılarda bıraktığı; kızıl bir kül. Bakıp kalıyorum ışıkların çekilmesine, soyulmuşa dönüyorum. Dünya denilen zavallı varlık; karanlık kuyunun duygusuz böceği gibi... Anlatmaz hiç, uyarmaz. Neleri taşımış sırtında, parçalayıp yok etmiş sonunda. Ağlayanı, güleni, seveni, sevmeyeni. Bir kaç mevsim için, kimler gelmiş, kimler geçememiş? Bir yudum çay boğazıma dizilen, zehirli ot oluverdi. Anladıklarım acıtıyor. Dilim dilim yüreğim. Düz yollarda çivileniyorum, dumana dönüşüp dağılmadan. Yıkılıp ezilen, ezilip dirilen gençliğim; gerçekten çözebilir mi zamanın nereden çıktığını, nereye aktığını? Soğuk - karanlık karışımı, omuzlarıma saygısızca yapışan. Özürlü saatler, yine yalnızlığımı kamçılayan. Kaçıncı kez ölüyorum buralarda? O ışıklı ellerin hangi bulutun arkasında, hangi yol beni senden ayıran? Yangını durmuyor sensizliğimin. Ne mektup, ne telefon. Ne sert içki, ne de mavi deniz. Kurtaramaz beni, kurtaramaz bilirsin. Ancak senin ellerin. O eller varken güneş çıkmasın isterse. Uykunu da bilirim, korkunu da. İçinden sıyrılıp çarkların üzerine kim oturabilmiş ki? Hiç kimse. Daha, ne hoş, ne çirkin yaratıklar sürünecek bu yollarda, ne güneşler batıracaklar... Belki bensiz ağlayacaksın, yalnız başına. Öykülerin giriş cümlesi gibi, bir varmış bir yokmuş... Artık hiç uyumamalısın, yarınlar keskin geliyor. Azgın ejderhaların ortasında yiyeceksin akşam yemeklerini. Durdurmak için çok geç, umutsuzluğun zehirli dev örümceklerini. Onlar; ufkuna yağmur gibi dökülüp gökleri ağlatacaklar. Bu arada, eski duvarlar, kararmış durgun sular yürürlerse; kork çıkacak fırtınadan, ortalığı süpürür. Sanırım kalemim bitecek, bitsin, parmaklarım yazabilir. Kuşlar uçuyor akşamın saydam sayfasında. Ben yürüyemedim bile, oturdum kaldım. Uzak bekleyişler kentin ucunda. Geleneksel sözcükler giysilerin ceplerinde. Beslenecek saf sevgilerin yiyecekleri çöp tenekelerinde. Dolu bardaklar yarım damla için sabırsız. Elimde değil, ağlıyorum yorgun gözlerimi düşünmeden. Dört yanım kuru toprak, yumuşak kaya, çürük gemi. Arayan, soran yok senden başka.
Kulağımda ince bir ses. Bu akşamın en güzel sesi duyduğum. Dönüp bakıyorum. Ağlama ’diyen biri...
Çayımı rahat içebilirim.
..
Tek kişi üzerine kurdum ben koca dünyayı,
Sabah doğan güneşim de oydu benim,
Gece gökyüzündeki ayımda,yıldızım da.
Mesafeye aldanmadım hiç hep sevdim.
Sabah ayazında öyle bir ısıtıyordu ki bedenimi,
Gecenin en karanlık saatlerinde ise aydınlatıyordu yüreğimi.
..
Ölüm esrarengiz dünyaya ani bir bakış; ölüm yalana veda gerçeğe haykırış...! Ölüm sessiz ve sakin bir çığlık; ölüm gece gibi karanlık gündüz gibi ışık..!
..
Gel gününü gün et güneş şimdi varken
Vakit geçiyor sinsice sanmaki henüz erken
'Benden öncekiler ne gördü,ben ne göreceğim'derken
Çıkar yavaş yavaş bodruma hapsettiğin karanlık, sesin çıkmaz ömrünü hapsederken..
Attın bozuk parayı havaya ya yazı gelir ya da tura
..
Karanlık sokaktaki caddeye yapışmış simsiyah, katran misali gözlerin. bir okadarda ışık vurduğunda karanlığımın içinde güneş gibi parlayan gözlerin vardı gözbebeğimin derinliklerinde.
..
Ananın sütü pak,aktır ak
Sen ki hayır duaya kalk
Ömür perdesi göz,bayrak
Geç karanlık,hilali yak
Sanma ecel geli ırak
Yağmur çöle çok uzak
..
Kızıllığın ardından saatler saatleri vurur
Beklenirken beklenen, kalpler durur
Çok garip bir ikilem yaşanır
Beklenen gelmeyince bütün akşamlar
Karanlık olur.
Kulaklar ses duymak ister
Uyku, beklenenin dizinde uyur
..
Karanlık bir gece aklımda sen
Nasıl özledim seni bir bilsen
Rüyamda bile gelişini görsem
Gerçek sanıp sana koşuyorum
Karanlık bir gecezindan uykusuz
Gözlerimi kapatınca hep sen buğusuz
..
Karanlıktan gelen,
Karanlıkta doğan,
Karanlıkta yaşayan,
Karanlıkta soluyan,
Karanlığı seven,
Karanlıkta gezen,
..
ANILAR
Dikkat kımıldamayın zevceler
________________ çekiyorum
Anılarımız ah anılar
Kabuslarla, geçen anılar
..
sarıyordu zaman
yaşlı gözleri inci gibi
ayışığında damlıyor
içgüdülerden fırlıyor
karanlık düşüncelerle
aya tuttum yüzümü
..
Acımasızlık ve hüzün yüreğimize çöreklenmiş baykuş gibi öreni beklemekte. Karanlığın ortasında beklerken hayatın acımasızlığını önüne çıkan yaşam merdivenine bakarsın.
Ve sen o merdivenin nereye ulaşmadığını bilerek tırmanmaya devam edersin ellerinde azalmış umutlarınla, yol uzun, yolun sonu karanlıktır. Beklersin yanacak bir şuleyi sana yol göstermesi için aralanacak bir kapı, belki de seni umutsuzluklarından alıp götürecektir yalnızlık çukurlarına düşmemek için sarılırsın en yakınındaki dallara kopamamaları için dua edersin bitmesin diye karanlık geceye gün geçmesin diye. ama içindeki karanlık seni biraz daha kendine çeker çabaladıkça daha çok gömülürsün çevrendekiler teselli etmiyordur seni boşalmış bir yüreğin yalnızlığında sadece nefes alıyorsundur
Gitmeler sana kalmıştır artık uzanacak bir el beklersin içindeki boşluğa ama beklenen gelmez yalancı sevdalarla avunmak istemezsin koşarak geldiğin umut rıhtımlarında sallanacak ne mendil nede bir selam kalmıştır yalnızlığın seni boğuyordur. Alaca karanlık sevdalarına gömülürsün…
Güneş artık bulutların ardına iyice saklanmıştır ve sen hala baharı beklemektesindir. Çiçeklerin son yapraklarıdır yüreğinden toprağa düşen. Uykuları unutmuşsundur, sarıldığın yastığın ve yorganının nefesi seni terk etmiştir. Gözünden damlayan son yalnızlık damlası yanağında yol alırken neye ve niçin ağladığını bilmezsin. Elinin tersiyle silerken yaşlarını kapatırsın gözlerini ölümle yaşam arasındaki boşluğa. Ağlamak unutulmuş bir olgu, gülmek ise mecnunların dudağına yakışır…
..
Gece ağır sessiz
Herşey uykuda
Bir ben varım uyanık
Birde gözünü uyku tutmayan
Dostum karanlık
Sağım karanlık
Solum karanlık
..
Gün batıyor dağların arkasından
Birazdan karanlık başlayacak
Yine sensiz yine sessiz bir gece
Derdimi kimse paylaşmayacak.
Anlatamam,anlatmaya gücüm yok
Dilimde kör düğüm olur heceler
..
Vakit öğle vakti,güneş tam tepede
Koparılmış anılarım birikmiş köşede
Atmışken umutlarımı masmavi düşlere
Sevgi dolu dünyama,gün ortasında karanlık
Saatler mi geçmedi yoksa ben mi bunadım
Neden aptal aptal bakar oldu sıfatım
..
Karanlık
Gece ve gündüz karanlık
Ruhumda kanıksayıp,özünü kanıtlayamadığım sensiz
Kelimeler,düşünceler,sesler,günler karanlık
Uzak
Yokluğu benimseyip seni kaybettiğimden beri
..
Gezerken mes'ut ask dolu sevgi dolu
Rengarenk ciceklerle ortulu bir bahcede
Birden dustum gormedim onumde ki derin cukuru
Zedelendi gururum yaralanmistim hemen de
Kim oksayacak zedelenen gururumu?
Yaralarim oyle derin bir de sizi var yuregimde
Cikmak istiyorum yenmek istiyorum bu cukuru
..



